Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
VEFATININ 13.YILINDA DESTAN ŞÂİRİ GENÇOSMANOĞLU
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 11 Ksm 2004
Bildiriler: 59
Şehir: TRABZON
Alıntıyla Cevap Gönder
VEFATININ 13.YILINDA DESTAN ŞÂİRİ GENÇOSMANOĞLU

M.NİHAT MALKOÇ


Destanlar şiirimizin en canlı örnekleridir. Türkler savaşçı bir millet olduğu için edebiyatımızda pek çok destan örneği vardır. Kahramanlık konularında yazılan destanlar Türk’ün gücünü ve cesaretini ifade ederler.
Destan türünde şiir yazan şâirlerin en önemlilerinden birisi de Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’dur. Belki adını fazla duymamışsınız ama destan sahasında mühim bir isimdir O…Türk zaferlerini şiirleştirerek ebedîleştiren bu mümtaz şahsiyet, şiirimize apayrı bir soluk getirmiştir. Onu daha çok Malazgirt Marşı isimli fevkalâde güzel şiiriyle tanıyoruz. Bu şiirinde söyle sesleniyordu:
“Türk, Ulu Tanrı'nın soylu gözdesi
Malazgirt Bizans'ın Türk'e secdesi
Bu ses insanlığa Hakk'ın müjdesi
Bu seste birleşir bütün yürekler...
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber!..”
Gençosmanoğlu bundan 13 yıl evvel aramızdan ayrıldı. O, 1929’da Elazığ’ın Ağın ilçesinde doğmuştu. İlk tahsilini Ağın’da, ortaöğrenimini Akçadağ Köy Enstitüsü’nde tamamlamıştır. 18 yıl köy öğretmenliği yaptıktan sonra bir buçuk yıl da İlköğretim Müfettişliği görevinde bulunmuştur. Son yıllarında Türkiye gazetesinde kültür ve sanat yönetmenliği yapmıştı. Bir ara Türk Edebiyat Cemiyeti ve onun devamı olan Türk Edebiyatı Vakfı’nda müdürlük ve yöneticilik görevlerini ifa etmişti. Vaktiyle yapılan bir röportajda kendisini şöyle tanıtmıştır:
“Şiire 11 yaşında başladım. İlkokulun dördüncü sınıfında idim. O yıl Erzincan zelzelesi olmuştu. İlk şiirimi, Erzincan zelzelesi üstüne yazdım ve okuldaki duvar gazetesine konuldu. Sonra kendimi şâir sanmış olacağım ki, çeşitli konularda şiirler yazmaya başladım. Bugüne kadar da hiç bırakmadım. Yazdıklarımdan bilinmeyenler, bilinenlerden çoktur. Şiire niçin devam ettiğime gelince; kısaca, en müessir ifade tarzı olduğu için; diyebilirim.”
O, Nihal Atsız’ın en mühim eseri olan “Bozkurtların Ölümü” nü okuyunca çok etkilenir. Fikir altyapısını iyice şekillendirir bu kıymetli eser… Şiirlerinde Türkçülük temini sıklıkla işler. Şiirleri, bent, kıta ve beyit şeklindedir. Serbest nazmı da bazen kullanan şair, beyitlerini ekseriyetle gazel tazında yazmıştır. Tarihî hadiseleri ve tarihî şahsiyetleri (Ahmet Yesevî, Kürşat, Yunus Emre, Bilge Tonyukuk, Alparslan, Osman Gazi, Fatih Sultan Mehmet ve Hacı Bektaş-ı Veli) şiirleştirerek genç nesillere tanıtmış ve sevdirmiştir.
O, sanat anlayışını şöyle ifade ediyor: “Edebiyat ve güzel sanatların her dalı, millî ve mânevî kökler üzerinde filizlenir, yeşerir ve büyür. Sol, millîliği ve mâneviyâtı inkâr ettiği için, köksüz ve tükenmeye mahkûmdur. Nitekim öyle olmuştur. Sağın milliyetçi kesimi Türk şiirinin berâtını elinde tutmaktadır. Türk şiiri ancak Mehmet Âkif, Yahya Kemal, Necip Fâzıl, Arif Nihat çizgisi üzerinde geleceğe yönelebilir. Benim ilham kaynağım, her birisi başlı başına bir destan olan şahsiyetler, zaferler, fetihler ve eserlerdir. Üç bin yıl geriye doğru uzanan şanlı bir mâzi ve bu mâziden feyizlenerek büyüyecek bir gelecek.”
Gençosmanoğlu, Türk tarihini topyekûn nazma çekmiş dersek herhalde abartmış olmayız. Hemen hemen her zaferimize şiir yazmıştır. Vatanını canından aziz bilen Türk gençleri bu millî kaynaktan beslenmiştir. Eserlerinde millî bir hava estiren, Türklük ruhunu canlı tutan Gençosmanoğlu, onlarca destan kitabına imzasını atmıştır.Bunlar arasında “Bozkurtların Ruhu, Gençosman Destanı, Kürşad İhtilali Destanı, Malazgirt Destanı, Bozkurtların Destanı, Kopuzdan Ezgiler, Salur Kazan Destanı, Boğaç Han Destanı, Destanlarda Uyanmak, Destanlar Burcu” gibi eserleri sayabiliriz. Eserleri şâirin onuncu yıldönümünde Türk Edebiyatı Dergisi Yayınları tarafından üç cilt hâlinde bir araya getirilmiştir.
Destan geleneğimizi bugüne taşıyan Gençosmanoğlu, geçmişle gelecek arasında kültür ve tarih köprüsü kurmuştur. Kuru tarihî malumatlardan sıkılanlara mâziyi ve şanlı zaferlerimizi şiir tadında sunmuştur. Tarihi büyük küçük herkese sevdirmiştir. O destan yazma sebebini şöyle dile getirmişti:
"Hiç bir şiir, Ulubatlı Hasan’ın Bizans surlarına bayrak dikmesi, Genç Osman’ın kelle koltukta “Allah Allah” diyerek Bağdat’a girmesi, Malazgirt’te Türk ordusunun kendisinden dört kat üstün düşman kuvvetlerine karşı zafer kazanması kadar güzel olamaz. Ben bunun için destana hayranım ve destan yazıyorum.”
13 yıldan beri destanlar buruk…O, Malazgirt destanına “Aylardan Ağustos, günlerden Cuma” diye başlıyordu. Bu ifade sanki kendisi için de bir şifre özelliği taşıyordu. Çünkü O, 21 Ağustos 1992 tarihinde 63 yaşında Hakka yürüdüğünde aylardan Ağustos günlerden Cuma’ydı. Ruhu şâd olsun.
Kullanıcı kimliğini göstermnihatmalkoc tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etYIMMSNM
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 28 Mar 2005
Bildiriler: 26
Şehir: Elazy?
Alıntıyla Cevap Gönder
"Destanların Efendisi" Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nu rahmetle anıyoruz. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

_________________
"MEVZU BAHYS VATAN YSE GERYSY TEFERRUATTIR.."
Kullanıcı kimliğini gösterVeysel Karaca tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Uyan Ey Türko?lu
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 23 Mar 2006
Bildiriler: 304
Alıntıyla Cevap Gönder
Bir rivayete göre aile kökü Ba?dat'yn fethinde kahramanlyk gösteren Gençosman'a dayanan Niyazi Yyldyrym GENÇOSMANO?LU bayrak bir ?ahsiyetti. Son dönemin en önemli milli ?airlerinden biri olarak, ölümsüz ?iirler byrakty ardynda. ?iirlerini toplady?y kitaplary;Kopuzdan Ezgiler, Bozkurtlaryn Ruhu, Bozkurtlaryn Destany, Salur Kazan Destany, Genç Osman Destany, Destanlar Burcu, Malazgirt Destany, Destanlarda Uyanmak. Destanlaryn, zaferlerin ?airini unutulmaz Uyan Ey Türko?lu ?iiriyle analym:


Uyan Ey Türko?lu

Er meydanlaryndan çekilir oldun
Çorak iklimlere ekilir oldun
E?ilmek bilmezdin bükülür oldun...
Sürer mi bu gaflet; daha kaç sene?
Uyan ey Türk uyan! Uyumak nene?

Bo?aldyn bo?aldyn.. Dolabilmedin,
Gidi?in o gidi?.. Gelebilmedin...
Döktü?ün kanlary alabilmedin...
?ah damarlaryna yapy?an kene
Sömürür mü seni; daha kaç sene?
Bakyn ?u O?uz'un torunlaryna;
Kara ta? ba?lamy? karynlaryna!
Umutsuz gözlerle yarynlaryna
Bakarlar my dersin; daha kaç sene?
Uyan ey! ... Kendine dönmeyi dene!

Eski sandyklarda harsyn, tören ey!
Hain, ça?yt dolu; yanyn, yören ey!
Ba?ly tutsak sanyr seni gören ey!
Bu böyle sürer mi; daha kaç sene?
Uyan ey! ... Kendine dönmeyi dene.

Bak ne der O?uz Han, Alparslan, Tu?rul:
Ey Bozkurtlar soyu! Yerinden do?rul!
Silkin! ... Öz mâyanla yeniden yo?rul!
Ynsanly?y nûra kavu?tur yine
Uyan ey! ... Kendine dönmeyi dene.

Acunda ne varsa kurudan, ya?tan
Al Dede Korkut'tan, Hacy Bekta?'tan
Malazgirt ufkuna do? yeni ba?tan...
Dilerim Tanry'dan bu devran döne,
Uyan ey Türk! ... Uyan! Uyumak nene?

Seni aldatmasyn 'Baty' denilen,
Onun mayasydyr 'katy' denilen,
Onun iç yüzüdür 'kötü' denilen...
Odur özsuyunu sömüren kene!
Sen uyan; onu da dü?ün!
Kaç parçaya bölmü?ler seni?
Sonsuz bir sahraya salmy?lar seni...
Kanadyny kyryp yolmu?lar seni..
Kalk, do?rul yerinden! Yürü, geç öne!
Uyan ey! ... Kendine dönmeyi dene.

Yykyldyn, yakyldyn: 'devrim' dediler,
Soysuzla?tyryldyn 'evrim' dediler,
Bozkurta it, ite 'yavrum' dediler..
Kalk, do?rul yerinden! Yürü, geç öne!
Uyan ey! ... Kendine dönmeyi dene.

Türk Bilge Ka?an der 'Y?itin beni!
Benim ça?lar a?an, benim en yeni.
Ey Türk! Bir gün gaflet basarsa seni
Gönül ver, kulak tut bendeki üne,
Uyan Ey! Kendine dönmeyi dene! '

'Üstten gök basmayyp yer çökmeyince
Hainler türeyip bel bükmeyince
Seni gafil bulup kan dökmeyince
Türk'ün bir dü?many çyksa da bine
Ylini, töreni bozamaz yine! '

Köklerinden koptu okumu?laryn,
Batyyy put yapty okumu?laryn,
Yapty?yna tapty okumu?laryn...
Ey Türk! Kendine dön! Yad, yaban nene
Kalk, do?rul yerinden, yürü geç öne!

Dinle! Dövülmekte... Ça?ry kösleri,
Dinle! Yakyndadyr... Ayak sesleri,
Bozkurtlaryn sycak, hür nefesleri
Ufkunu do?udan sarsyn da yine
Kalk! Do?rul yerinden! Yürü, geç öne!

Sen, O?uz Ata'nyn has milleti, sen!
Sen, son Peygamberin has ümmeti, sen!
O seni bo?madan, bo? zilleti sen! ...
Uyan! Ey Türk o?lu! Uyumak nene?
Kalk, do?rul yerinden! Yürü, geç öne!

Medet ummaya gör kyzyl surattan,
Seni mahrum koyar a?ktan, muraddan,
Ça?la Sakarya'dan, kükre Fyrat'tan..
Kara, kyzyl, sary.. Sür, topla yine;
Bunlardyr özünü sömüren kene!

Destanlar yazylyr, ?anyna lâyyk,
Yine de eri?mez ününe lâyyk,
Olursan soyuna, dinine lâyyk...
Geçer bu gafletin; sürmez çok sene,
Uyan ey Türk o?lu! Uyumak nene?


Niyazi Yyldyrym Gençosmano?lu

Kullanıcı kimliğini gösterMetin YILMAZ tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönder
VEFATININ 13.YILINDA DESTAN ŞÂİRİ GENÇOSMANOĞLU
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2