Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
Türkçe Sözcüklerin Kökenleri
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 15 Ekm 2004
Bildiriler: 331
Şehir: Bursa
Alıntıyla Cevap Gönder
De?erli arkada?lar, www.turkcedersi.gen.tr adresinde açty?ym bir konuyu burada da gündeme getirmek istiyorum.

Bildi?iniz üzere eski ve köklü bir dil olan Türkçemizin zenginli?ine yara?yr bir kökenbilim (etimoloji) sözlü?ümüz yok. Bunu “Genel Konular” bölümünde “Sözlükçülü?ümüz Ne Durumda?” adly ba?lyk altynda irdelemi?tim. Prof. Dr. Hasan Eren’in yazdy?y “Türk Dilinin Etimolojik Sözlü?ü” adly eser henüz tamamlanmy? de?ildir. Bunun dy?ynda, piyasada var olan birkaç sözlük de akademik çevrelerce hazyrlanmamy?tyr. Bu yüzden bu eserlerde yanly? çözümlemeler bulunmaktadyr.

“Kökenbilim” her dil için önemlidir; ancak bu dil “Türkçe” olunca daha da öncelikli bir konu haline geliyor. Eklemeli bir dil olan Türkçenin sözcük türetme sistemini bilmeden Türkçeyi anlamak, ö?retmek ne kadar olanaklydyr? Ady geçen yazymda ?u açyklamayy yapmy?tym: “Türkçeyi bilmek demek, Türkçenin manty?yny, felsefesini bilmek demektir. Türkçenin adlandyrma ve kavramla?tyrma sisteminin temelinde yatan gerçekleri bilmeden Türkçeyi tam anlamyyla tanymak, ö?renmek olanakly de?ildir.” Evet, Türkçe sözcüklerin en eski köklerini ya da gövdelerini bilmeden Türkçenin varlyklary kavramla?tyrma ve adlandyrma felsefesini tam anlamyyla ö?renemeyiz.

Y?te bu noktada, hepimize önemli görevler dü?üyor. Bu konudaki bilgilerimizi ve birikimlerimizi payla?malyyyz. Akademik çevrelerin, ba?ta da TDK’nin kapsamly ve geni? açyklamaly bir kökenbilim sözlü?ü hazyrlamasyny beklemek çok yorucu olmaya ba?lady. Bu bekleyi? ne zamana kadar sürecek, belli de?il.

Önerim ?udur: Bu ba?lyk altyna bildi?imiz sözcüklerin kökeniyle ilgili açyklamalary, çözümlemeleri ekleyelim. Kitaplarda gördü?ümüz, altyny çizdi?imiz açyklamalary payla?alym. Hatta, çözümleyemedi?imiz, kökünü arayyp da bulamady?ymyz, aralarynda biçimsel ve anlamsal ba? kurdu?umuz halde kökünü anlamlandyramady?ymyz sözcükleri birbirimize soralym. Burada amaç, Türkçenin sözcük türetme manty?yny daha iyi kavramaktyr.

Bu çaly?ma sonucunda sözcük kökenlerine ait bir veri tabany olu?turabiliriz. TDK ve di?er akademik çevreler belki bundan etkilenir de i?e koyulurlar.

Ylgi ve deste?inizi bekliyorum. Saygylarymla.

_________________
Türkçem, benim ses bayrağım.
Kullanıcı kimliğini gösterOzan Aydin tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 15 Ekm 2004
Bildiriler: 331
Şehir: Bursa
Alıntıyla Cevap Gönder
Daha önceden değişik başlıklar altında sunduğum kimi bilgileri derli toplu olarak vermekle işe başlayayım.

"YEŞİL"

Bugün “yeşil” olarak bildiğimiz sözcük “yaş” kökünden gelir. Buradaki “yaş”, “canlılığını yitirmemiş, kurumamış, taze” anlamındaki yaş sözcüğüdür. “Yaş kesen, baş keser.” atasözünde kullanılan anlamıyla düşünürsek “yaş / taze” olanın rengi yeşildir. “Yaş” sözcüğü “-ıl” eki alarak yaş + ıl > “yaşıl” ( > yeşil) olmuştur. ( Kimi kaynaklara göre, yaş + sıl > yaşsıl > yaşıl > yeşil). Sözcükteki kalın ünlüler zamanla ince ünlülere dönüşmüştür.

“Yaşamak” sözcüğü de aynı “yaş”tan gelir. Yaş + a > yaşa-(mak). “Yaşamak” canlılıktır, canlı olmaktır.

_________________
Türkçem, benim ses bayrağım.
Kullanıcı kimliğini gösterOzan Aydin tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 15 Ekm 2004
Bildiriler: 331
Şehir: Bursa
Alıntıyla Cevap Gönder
YANSI-(mak) / YANKI / YANIT

“Yankı” , “yansı-(mak)” ve “yanıt” sözcükleri de gerçekte aynı kökten gelir. Eski Türkçedeki “yan-“ eylemi “dönmek” anlamındadır. “Yankı”, sesin bir engele çarpıp geri dönmesidir. “Yansı-(mak)”, ışığın bir nesneye çarpıp geri dönmesidir.

“Yanıt” ( < yanut) ise sorulan soruya karşılık vermektir. İstenilen şey soru soran kişiye yanıt olarak döner.
____

( Not: "yanıt" sözcüğünü "uydurma" sanan Yavuz Bülent Bakiler'e de buradan selam gönderelim. Öğrenmenin yaşı yoktur. )

_________________
Türkçem, benim ses bayrağım.
Kullanıcı kimliğini gösterOzan Aydin tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 15 Ekm 2004
Bildiriler: 331
Şehir: Bursa
Alıntıyla Cevap Gönder
AĞAÇ

“Ağaç” sözcüğü de aslında eski “ağ-(mak)” eylem kökünden gelir. “Ağ-“ eylemi “yükselmek” anlamındadır. (Bugün kimi yörelerde hâlâ kullanılıyor.) Eski Türklerde “ağaç” kutsaldır. Yerine göre doğumu, yaşamı, canlılığı simgeler. Destanlarda ağaçlardan sıkça söz edilir. Eski Türklerin, bu önemli doğa varlığına “yükselen” gibi bir anlam vermesi çok ilgi çekicidir.

_________________
Türkçem, benim ses bayrağım.
Kullanıcı kimliğini gösterOzan Aydin tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 15 Ekm 2004
Bildiriler: 331
Şehir: Bursa
Alıntıyla Cevap Gönder
Ö?RENMEK / Ö?ÜT / ÖG (akyl, dü?ünce) / ÖTLE- (ö?üt vermek) / ÖGE (bilge)

Bugünkü ö?renmek ve ö?üt sözcükleri ile Eski Türkçedeki ög (akyl, dü?ünce) , ötle- (ö?üt vermek) , öge (bilge) sözcüklerini yan yana koydu?umuzda ne görüyoruz? Hepsinde de ortak olan bir “ö-” biçimbirimi var. Aralarynda anlam ba?y bulunan ve belirli bir kavramyn de?i?ik sonuçlaryny yansytan bu sözcüklerin en eski kökü, "dü?ünmek" anlamyny ta?yyan "ö-(mek)" eylemidir.

Bugünkü "ö?renmek" ve "ö?üt" ile eski "ög" ve "öge" sözcükleri için de eski bir "ö?-" / “ög-“ gövdesinden söz edilebilir. Bütün bu sözcükler "dü?ünmek" ile ilgili i?lerdir. Hepsinin temelini "dü?ünmek" eylemi olu?turur.

_________________
Türkçem, benim ses bayrağım.
Kullanıcı kimliğini gösterOzan Aydin tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 15 Ekm 2004
Bildiriler: 331
Şehir: Bursa
Alıntıyla Cevap Gönder
GÖRMEK / GÖSTERMEK / GÖZ

“gör-(mek)”, “göster-(mek)” ve “göz” sözcükleri arasında anlam bağı vardır. Sözcüklerdeki “gö-” biçimbiriminin ortak olduğu kolaylıkla fark edilir. Bu üç sözcüğün gerçekteki kökü “gö-(mek)“ eylemidir. Eski Türkçede “kö-(mek)” biçiminde geçer.

_________________
Türkçem, benim ses bayrağım.
Kullanıcı kimliğini gösterOzan Aydin tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 15 Ekm 2004
Bildiriler: 331
Şehir: Bursa
Alıntıyla Cevap Gönder
SÖYLE-(mek) / SÖZ

Aralarında anlam bağı bulunan “söylemek” ve “söz” sözcüklerinde “sö-“ biçimbiriminin ortaklığı göze çarpmaktadır. Bu sözcüklerin kökeni, Eski Türkçedeki “sö-(mek)“ eylemine dayanır. “Söylemek, demek” anlamına gelen eski bir eylem köküdür.

_________________
Türkçem, benim ses bayrağım.
Kullanıcı kimliğini gösterOzan Aydin tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 15 Hzr 2005
Bildiriler: 549
Şehir: Ystanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
Böyle bir çalışma bence de çok iyi olacak.

_________________
www.gelgelturkce.blogcu.com
Kullanıcı kimliğini gösterbensay tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 15 Ekm 2004
Bildiriler: 331
Şehir: Bursa
Alıntıyla Cevap Gönder
Kendi adımın çözümlenmesiyle konuyu sürdüreyim.

OZAN

Sözcüğün kökü “oz-(mak)” eylemine dayanır. Ozmak, “ileri / öne geçmek” anlamını taşıyan bir sözcüktür. Oz + gan > “ozgan” ise “ileri / öne geçen” anlamında kullanılmış bir sözcüktür. Zamanla ekteki “g” sesi düşmüştür. Eski Türkler yarışlarda birinci gelen atlar için “ozgan at” (öne geçen at) derlerdi. Yüzyıllar içerisinde anlam değişimine uğrayan sözcük, “güzel ve etkileyici söz söylemede öne geçen” gibi bir anlamı yansıtacak biçimde “şair” anlamını kazanmıştır.

Eskiden dinsel törenlerde uyaklı, ölçülü şiir okuyan, töreni yöneten kişilere “ozan” denirdi. Sonraları yalnızca şiir söyleyen kişilere “ozan” denmiştir. Türklerin Anadolu’ya geçişinden sonra başlayan aşıklık tarzı halk edebiyatı geleneğine bağlı şairlere “ozan” denmiştir. Günümüzde “halk şairi; şair” anlamlarını taşıyan sözcük, erkeklere özel ad olarak da verilmektedir.

_________________
Türkçem, benim ses bayrağım.
Kullanıcı kimliğini gösterOzan Aydin tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türkçe Sözcüklerin Kökenleri
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2