Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
HALK BAHÇESY
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 13 Ekm 2005
Bildiriler: 21
Alıntıyla Cevap Gönder
HALK BAHÇESY

Nurer U?urlu’nun Divan Bahçesi adly yapytynyn kapa?y, renkleriyle, ça?ry?tyrymlaryyla bana nasyl da çekici geldi bir bilseniz! Siyah zemin üzerindeki kyrmyzy gül. Do?rusu dudak uçuklatacak cinsten. Ama o gül, hasbahçenin gülü. A?y gülü.Tam da Topkapy’nyn bahçesine yaky?yyor; birkaç soyun kary?ymy. Kim bilir hangi gizli eller a?ylamy?? Dört duvar içinde oldu?una göre sanyrym gizli kapakly yany da pek çoktur. O dünya, seviciler dünyasydyr bir bakyma. O gül, sakyz köçeklerinin kulaklaryna daha çok yaky?maktadyr.
Divan bahçesinin gülü yanynda bir de halk bahçesinin gülü var. O gül, hep göz önünde. O gül, yaban gülüdür, orman gülüdür, sarma?yk gülüdür. Kula?a öylesine sokuluvermi? güldür. Fosforlu Cevriye’nin kula?yndaki gül.Yaban dünyanyn, köpe?i bile gülsüz de?ildir. Meyveye duran o köpek gülleri bir de bakarsynyz ak?am olmadan ku?burnu oluvermi?. Hem orada salt bülbüller de?il, ibibikler de öter. Üstelik halk bahçesinin gülü, tepeden tyrna?a di?idir. Bu nedenle halk bahçesinin ?iiri de hep di?idir. “Ak sinede sabah namazy kylmak”tyr orada ?iir.
?air olmak, halk bahçesinden gül dermeyi bilmekle olanaklydyr. Merak ederim TDK’nin Derleme Sözlü?ü’ne, kaç ?airimiz açyp bakmy?tyr; halkyn somutlama becerisine, zenginli?ine tanyk olmu?tur? ?iirin, yaban dili ya?atmakla ilgisini ara?tyrmy?tyr? ?iirin Darvin’i olmaya özenmi?tir? “Yaban Dü?ünce”nin kapa?yny açmy?tyr? Y?te bu sorular, beni çocuklu?uma götürdü. Karacasu’nun I?yklar köyünde konu?ulan dile. Anamyn dilinden “anadil”ime. “Do?allyk, somutlama, ça?ry?tyrym, duruluk…” pynarynyn ba?yna. Kysacasy “?iir”e götürdü. Anamyn dilindeki bu sözcüklerin, bir ikisi dy?ynda, en çok kullanylan anlamlaryny vermeyi uygun buldum. Kullanymlaryny, ba?tan sona konusu ?iir olan cümlelerle örnekledim. Belki de ?iire ve ?iirime bir kapy aralamayy dü?ündüm. Bir ozanyn bilinç altynda da ?iir yatar. Siz bunlara, ?iir üzerine “ders notlary” da diyebilirsiniz. Sabahattin Kudret Aksal’yn “?iir Üstüne Notlar”y, Ylhan Berk’in “?iirin Gizli Tarihi, Adlandyrylmayan Yoktur”, Ferit Edgü’nün “Ders Notlary” gibi…
TDK’nin Derleme Sözlü?ü’nde, sözcüklerin a?yz özellikleri korunmu?. Ben, bunu do?ru bulmadym. Ekin dilimizin kurallaryna uygun davranylyrsa, dile yeniden kazandyrylabileceklerini, ?iir dilinde yer alabileceklerini dü?ündüm. Sözgelimi benim köyümde “p,t” sert ünsüzleri ve “r” hiç kullanylamaz: “Kargy var, kargycyk var; kargy var parmak kadar, kargy var tyrnak kadar…” denmez de “gagy va, gagycyk var; gagy va bamak kada, gagy va tynak kada…” denir. Nasyl dendi?ine de?il, nasyl denmesi gerekti?ine önem verilmelidir diyorum. Ço?u dilbilimcimizin temel ilke olarak benimsedi?i “Dil, dilbilgisinden de?il; dilbilgisi, dilden do?ar.” yargysyna her konuda hak versek bile, ekin diline uygun söyleyi? konusunda ödün veremeyiz. Çünkü “ulus” ve “dil” birbirinden soyutlanamaz.

Acaplamak: Acayip bulup ayyplamak, kynamak.
O hatyr gönül bilmez ?iir putlaryny, ?imdi herkes acaplyyor.
A?: Pantolonun, ?alvaryn apy? arasy.
Okur, a?y sökülmü? dizelerle ortaya çykan her ozana erkenden diz çöktürür.
A?yz: Do?um yapan hayvanyn ilk sütü.
A?yz, hep yavru a?zyna akar; a?yz tady ise hep ?iir a?zyna.
A?mak: Tyrmanmak, yükselmek.
Gönülsüz namaz, göklere a?maz; zorlama ?iir zamana a?maz.
Akba?: Karnybahar.
Akba? saksyya yaky?ty?ynda, bilin ki saçlaryny a?artmy? bir ?iirdir artyk.
Alny çaty: Alnyn tam orta yeri.
Kekli?i kanadyndan, ?airaneli?i alny çatyndan vururlar.
Angastan:Kandyrmak amacyyla öylesine söylenivermi? söz, yalancyktan.
Ya?amy yalanlayan sözler soka?a çykmasaydy, angastan ?airler de olmazdy!
Andyz: Yffetsiz, erkeklere kar?y syrna?yk, kaba ardyç gibi kadyn.
Seni gidi koca andyz, sen misin sözcüklerin ba?yny döndürüp onlary dizelerde ters yüz yatyran..
Annaç (alnaç): Kar?yda olan.
?u yeni yetme ozanlar, annacyndaki ?iir aynasynda saç taramayy ne gün ö?renecekler?
Argaç: Dokumada mekikteki atky ipli?i.
?iir atkysyny attyrmamayy bilen her ozan, dil meki?indeki argaçlyk sözcüklerle ?ykydyk ?ykydyk oynamayy da bilir.
Avkanlanmak (afakanlanmak): Sinirlenip heyecanlanmak.
Zamanly zamansyz avkanlanan ozanyn avcysy o acymasyz zamandyr.
Ayazlyk: Akdeniz evlerinde hayattan dy?aryya do?ru çykan, etrafy çevrili yüksekçe oturma yeri.
Ey ozan, balkon ölümün cesur körfeziyse, ayazlyk da“hayat”yn.
Balkan: A?acyn, çaly çyrpynyn iç içe girdi?i, içine girilemez hale gelmi? yer.
Her ozan sözcük budama i?inden anlasaydy, bu ?iirler böyle balkan olur muydu; ?iir dünyasy da balkanla?yr myydy?
Baylan: Nazly, ?ymaryk
Bu baylan dizeler, ke?ke nazeninlik okulundan diploma almayy da akyl edebilselerdi!
Bardak: Su içilen, ço?u emzikli toprak kap.
?iirin buz gibi olsun istiyorsan, ?iir barda?yny, güzellerin geçti?i yolu gören pencereye koy.
Belemek: Bebe?i be?i?e saryp ba?lamak.
?iir be?i?ine bebek belemeyi ö?reneceksen sadece ?iir yazma, ?iir bakymyyla ilgili kitaplary da oku.
Beniz: Yüz rengi.
II. Yeni’den, hele 1980 ?iiri’nden bu yana Türk ?iirinin beti benzi iyice soldu.
Be?byyyk: Mu?mula.
Ozan byyy?yyla be?byyy?y kary?tyran hanymlar, bir günden bir güne ?iirle öpü?meye kalkmasyn.
Bezirme: Kalynca yufka.
?iiri yufkala?tyrmayy bilmeyenler, bezirme içine kendi duygularyny koyup yerler.
Ba?aklama: Daha önce toplanan bir üründen, tarlada ya da a?açta kalanlary toplanma.
Hadi, ustalar bahçesine imge ba?aklamaya gidelim.
Bulamaç: ?eker ya da pekmezle unun kary?tyrylarak yapyldy?y tatly.
Baty ?iirinin o farkly yavan damak tadyny ba?tan fark edebilseydik; Türk ?iirini, zorla AB’nin bulamaç malzemesi yapmaya kalkmazdyk.
Bürgü: Katlamadan kullanylan ba? örtüsü.
Ey ?iir, at ba?yndaki bürgünü de kapaly göklerin hüznü ba?yna çökmesin ve birdenbire ba?lasyn ?iir ya?muru.
Bükme: Diz ve diz alty kadyn donunun lastikli büzgülü yeri.
Dizini dikip oturmu? o bükmesi kyryk ?iirleri okuyacak röntgenci okurlar, elbette her zaman olacaktyr.
Çaryk: Sokak sokak dola?an kadyn.
?iir, çaryk gibi kapy kapy dola?anlary sevmez; üstelik her kapynyn önünde de çaryk çykarylmaz..
Çatma: At, e?ek, öküzü yan yana ba?layarak harmany eritme i?i.
Uya?y, ulamayy, ölçüyü dörtlü?ü çatmaya ko?mayy bilmeyene eskiden kimse ozan demezdi; oysa ?imdi kendini çatmaya ko?turmaktan ho?lanana ozan deniyor..
Çeç: Savrulup temizlenmi?, harman yerindeki arpa, bu?day yy?yny.
Çeçim bereketli olsun diyorsan, ?iirinde sapla samany iyi ayyr, ?iiri savurmaya devam et.
Çylbyr: Suya kyrylyp pi?irilmi? renkli ve tereya?ly yumurta yeme?i.
Damat sofrasynyn çylbyrydyr kadyn ozanlarymyzyn a?k ?iirleri..
Çyrakman: Kandil.
Çyrakmanyny yakmadan ?iirin ba?yna geçme, ?iir karanly?y sevmez.
Çilbir: Ba?a takylan, hayvany çekmeye yarayan zincir, ip:
Okur,önce çilbiri eline, yani ba?ly?y diline yaky?an ?iirleri okur.
Çotunak: Yki dalyn gövdeden ayryldy?y yer.
?iiri rahatlykta, çotunakta otururken de?il; dal uçlarynda dola?yrken ara, o tazeli?in kokusu ve korkusu yüre?ine dü?sün
Çova?lamak: Güne?lemek.
?iirin çova?lady?y yer, yalnyzca okurun bahçesidir.
Çö?mek: Yükse?e fyrlamak.
Dola?ymda olan ?iir, çö?üp buluta tutunmayy bilen ?iirdir; çünkü bulutlar synyr tanymaz.
Dalabyk (dalybyk): Tedirginli?i sürekli kylan gönül üzüntüsü.
Dalybykly gülibiklerdir, ?iiri sabah uykularyndan eden; uykusunu almamy? ?iire de ?iir denmez..
Dam: Cezaevi.
Dam üstünde un eleyenlerle akly bozmamy? o iyi ozanlardan biri olmak için, Nazym, Ahmet Arif gibi ille de damda yatmak my gerekir bilmem?
Dastar: Ba?a sykyca ba?lanan örtü.
Dikkati, menevi?li gözlerde toplamak için, bir ?iirde hangi sözcüklerin dastarlanaca?yny ancak iyi ?air bilir.
Dayak: Kapynyn açylmasyny önlemek için arkaya dayanan a?aç.
Harcyalem ?iirlerle sokak sokak dola?maya aly?my? bir ozan, belli bir saatten sonra kapy dayaklamakla ne ?iirin namusunu ne de kendi namusunu temizleyebilir.
Deste: Biçilip bir yere konmu? arpa bu?day demeti.
?iir tarlasynda deste çekmekle i?e ba?lamamy? bir ozandan, ?iir eme?i adyna eylemde bulunmasy beklenemez.
Dy?an. Saply, yayvan tencere; a?zyny toplamayy bilmeyen, yersiz konu?an ki?i.
O ozan, dy?an olmasaydy, ?iirin kaynanasy okur önünde nasyl konu?aca?yny da iyi bilirdi.
Dirgen: Arpa bu?day saplaryny atmaya, aktarmaya yarayan alet.
Dirgeni yiyen sypa, ne yeme gelir ne sapa; o halde bugün, ?iir okurunun eline hemen bir dirgen vermek gerekiyor..
Di?lek: Di?leri öne do?ru çykyk olan.
Di?lek ozanlardyr duda?yn di?ten önce geldi?i gerçe?ini bilmeyenler.
Dizlik: Uzunlulu?u dize kadar olan kadyn donu.
Ozanyn i?i, onun bunun dizli?iyle de?il, dizeyledir.
Döngel: Mu?mula.
Mu?mula suratlylar bile, bir gün kendilerine “döngel” dedirtebiliyorlarsa, mutlaka ?iir sayesindedir.
Dö?eklik. Evlerde dö?ek konan kapaly yer.
Bir a?k ozanyny ilk i?i, sevgilinin erden kokusunu, dö?eklikte arayyp bulmaktyr.
Duma?y (duma): Nezle, burun akyntysy.
?iir duma?ysyyla bo?u?an bir ozandan, insanly?yn yükünü ta?ymasy beklenemez.
Düdük: Bo?az.
Sevgiliyle payla?ylmayan bir ?iir, ozanyn düdü?ünden kolay kolay geçmez.
Düzmek: Cinsel ili?kide erke?in etkin olmasy.
Di?i bir sözcük bulan her yeni yetme ozanyn aklyna, acaba neden önce ?iir“düzmek”dü?er?
Ekin: Tarladaki arpa bu?day gibi ürün.
Gök ekini çi?nememeyi erdem bilen bu ulusun ozanlary, ?iir tarlasyna destursuz (izinsiz) girilmeyece?ini de iyi bilir.
Ellik: Ekin biçerken sol elin parmaklaryna geçirilen tahtadan yapylma araç.
?iir hasadyna çykan, ellik kullanmayy asla akyl etmesin; çünkü elinle dokunamady?yn hiçbir ?iir somutluk kazanmaz.
Elmalyk: Odalarda tavan altyna boydan boya yapylan raf.
?iir göz önünde olur, ama el ayak altynda olmaz; o halde kaldyr onu elmaly?a koy.
Erinmek: Bir i?i yapmaya ü?enmek, i?i zor bulup yapmak istememek.
Ozan dizelerle uyur, dizelerle uyanyr; o halde erinme, sabahy beklemeden kalk, yaz.
Esen. Rüzgâr.
Esin de esen gibidir, geçip gitti?ini hissedersin o kadar.
E?si: Bir kysmy daha önce yanmy? odun.
Ozan dedi?in, her ?eyden önce sözcük da?yndan düz odun ta?ymayy ö?renmeli Yunus gibi; çünkü el alemin yakyp söndürdü?ü e?silerle ?iir ate?i harlamaz.
Evinsiz: Beslenmemi?, içi dolmamy? ürün; yersiz, özsüz konu?an ki?i.
Evinsiz ?iir, evinsiz ozanyn sözcük yy?ynyndan ba?ka hiçbir ?ey de?ildir; hani nerde do?rular ya da yanly?lar?
File: Hayvana binerken basmak için kullanylan, semerin iki yanyna sarkmy? urgan turasy.
Bir divanyn kapa?yny açar açmaz, aya?yny hemen, o ?iirin filesi durumundaki kafiyeye atmalysyn.
Geriz: Kapaly su yolu.
Gerizlerden geçip yeraltyny tanyma olana?y bulmamy? ?iirlere ve ?airlere, “Duruluk nedir?” diye sorma.
Gevik: ?ekli bozulmu?, e?ri bü?rü olmu?.
Yyi ?iir okuyamayan çenesi gevik biri, iyi ozan da olamaz; ?iir önce sestir.
Gycyr: Mysyryn siyah tanesi; mysyr soyarken daha çok siyah tane bulmaya dayaly ?ans oyunu.
Çocuklu?unda mysyr soyup gycyr sokmayy ö?rendi?i için, hicvi bile oyuna dönü?türüp ?iiri ?iir yapabiliyor.
Göden: ?i?kince gövde.
“?iir eninde sonunda görmedir.” diyen bir ozana göre, ?iire, a?acyn gödenine kalp ve ok çizmekle ba?lanyr; sevgilinin ady ise sonradan gelir.
Göleme: Ya?ly a?acyn dalyny yatyryp toprak altyna gömerek tekrar kökle?mesini, tazelenmesini sa?lama.
Öyle imgeler, öyle dizeler vardyr ki, gölendikçe ?iir bahçesi tazelenir.
Göver: Tohumluk küçük so?an.
So?any de?il, göveri yeme?i ö?renseydik ozan olurduk.
Göverti: Ba?a?a durmamy? ye?il haldeki arpa bu?day, ye?illik.
?iir, okur için bir yangyn gerecidir; o halde göverti halindeki ?iiri bekletip kurutmak, o gövertiyi çi?nememek önce ozanyn i?i.
Göynük: Yçi yanyk,dertli, hüzünlü.
Sözcüklerin de duygu de?erleri vardyr; göynük sözcükleri iyi seç ki, ?iir, onlary ba?ryna yüksünmeden bassyn..
Gücülen: Henüz, güç bela.
Gücülen uyumu?tum, kapy çalyndy?yna göre ?iir gelmi? olmaly.
Gür: Bö?ürtlen.
Ça?lar boyu nice ozany besleyen ne midir; Sapho’nun o gür üzümü memeleridir.
Hamile: Fistan üstüne giyilen basma kadyn ceketi.
?iiri, siyah tayyörden, kyrmyzy fulardan kurtarmak gerekir; syrtyna hamileni geçiriver ki ?iire hamile kalasyn.
Haspa: Erkek delisi, sevimli, cana yakyn kadyn.
O haspa sözcüklerdir ?iirde dilin belini getiren..
Ha?yl: Birbirine girmi?, ezilmi?, da?ylmy?, çi?nenmi? halde olan.
Okurun ha?ylyny çykaracaksan, içindeki “sanat sanat içindir” volkanyny patlat.
Hatyl: Ta? ya da kerpiç duvaryn sa?lam olmasy için yer yer duvara konan a?aç, kereste.
?iire arada bir hatyl atmak gerekir ki, okur, ?iirin altynda kalmasyn; o hatyl, bazen bir imge, bazen bir dize, bazen de bir nakarattyr…
Hayat: Akdeniz evlerinde boydan boya önü açyk salon.
?iiri odalardan hayata çykar ki, hayat bulsun.
He?re (here): Sincap.
?iir, he?re gibi olmaly, hem çok sevimli ve kuyru?u daima dik, hem de çok can yakycy.
Herek: Syryk; uzun boylu ve çok zayyf.
Sözcüklerin sarkty?y o herek gibi ?iirlerde, sözcükler bir türlü kurumak bilmez; o halde dize de önemli.
Hyrly: Hayyrly, do?ru, dürüst ki?i.
Ozanlar, çok da hyrly adamlar olsalardy, o mesaj verme ady altyndaki masaj yapma sevdalaryna
“a?k ?iiri” demezlerdi.
Horsunmak: A?a?ylamak, de?ersiz görmek.
?iirin kendisiyle ba?lady?yny sanan ozan, aslynda “miri maly”ny horsunmaktadyr; aman ?eyh Galip duymasyn.
Irlamak: Sallamak.
“Çyktym erik dalyna / Anda yedim üzümü” diyen Yunus ne der bilmem, yrla ?iir dalyny, a?zyna akyt gönül balyny.
Isyran: Hamur kazymaya, saçta ekmek aktarmaya yarayan alet.
?iir, öyle erkeklik taslamaya gelmez;o halde ysyransyz ?iir ba?yna oturma; sonra cinsiyet ayrymcylary sapla samany kary?tyryp “Elinin hamuruyla erkek i?ine kary?my?.” derler.
Yç donu: Erkeklerin pantolon altyna giydikleri uzun, beyaz çama?yr.
Erkekler uçkur çözdürme zevkini ya?amak için iç donu giyerler; ey okur ?iirin iç donu ise de?i?mecedir (mecaz).
Ylmek: Kaba diki?.
?iir sözcükleri birbirine iliverme i?i de?ildir, bu dünyada herkes, sözcükleri bir biçimde birbirine iliyor.
Y?lik: Üste giyilen çama?yr; mintan, gömlek.
Y?likli ?iirle yata?a giren ozan, de?i?mece (mecaz) derme özürlüsüdür; bö?ürtleni dalynda kurutur, ?eftaliyi çürütür.
Yte?i. Ekmek yaparken unun etrafa da?ylmamasy için alta serilen bez.
Bir ozan ete?ini ite?i yapmaya kalkarsa, sadece kendinin de?il, ?iirin de kyçy ba?y açykta kalyr.
Ynme: Felç.
Ozan olarak bütün ba?arylarymy, biraz da ba?arysyzlyklaryma, kalemime inme inen o günlere borçluyum.
Ismyk: Çekingen, konu?mayy beceremeyen.
Ozan dedi?in biraz da ysmyktyr; çok konu?mayy becerebilseydi, sözcükleri çabuk tüketirdi.
Yspirte: Kibrit.
Kibrit mi, ispirte mi dersen ben ispirte derim; ülkemin sözcük co?rafyasyna daha uygun de?il mi hey ispirto..
Kabayel: Lodos.
Kabayelin, kabalykla bir ili?kisi yoktur; öyle olsaydy ben ?u dizeleri yazamazdym: “Harmaniyesinde savrulan / -o beden lodosu”
Kahpenaly: Her ?eye ra?men sevimli ve becerikli.
O kahpenaly ozanlardyr ki merakyn synyrlaryny zorlayyp “gitirmek”in nasyl “götürmeye dönü?tü?ünü anlamak için can atanlar.
Kaltak: Ya?lanmy? iffetsiz kadyn.
Kalta?a pike yapyp düz geçen kalkyk burunlu bir uçak mydyr ?iir?
Kancyk: Yki yüzlü, di?i.
Kancyk imge kuyru?unu sallamasa ?iir nasyl ayaklanyr?.
Kanyrtmak: Zorlayarak bir ?eyi yerinden ayyrmaya çaly?mak, bükmek.
Sözcük daly gevrek olur, kanyrtmaya gelmez.
Kapatma: Nikâhsyz ya?anan kadyn, metres.
Kapatmaya kapy açmayan ?iir yoktur; öyle olmasaydy; onca i?veli söz sanaty, bir ?iirde yan yana ya?ayabilir miydi?
Kapta?: Suyun taksim yeri, suyun taksim yerinde suyun yönünü de?i?tirmeye yarayan büyük ta?.
?iir kesildi; demek ki kapta?ta suyu çeviren biri var; o halde her ozanyn kendi sözcükleriyle kazdy?y bir su yolu olmalydyr.
Karyk: Suyun bahçede iyi dola?masy için yapylan birbirine ba?ly su ary?y.
Karyktan kary?a geçer ?iirin suyu; Nedim olmasaydy, Yahya Kemal de olmazdy.
Kavta: Kutu.
?iiri, kavtaya kolayca koymak olanakly olsaydy, bunca edebi akym ortaya çykmazdy?
Kayrak: Yassy, ince düz ta?.
Ulamalar, ?iire dö?enmi? kayraklardyr.
Kaydyrak: El kadar yassy bir ta?y, tek ayakla sekip kaydyrarak oynanan çocuk oyunu.
?iirde her sözcükle kaydyrak oynanmaz.
Kystyrgaç. Yengeç ya da yengece benzer böcekler.
Kystyrgaç gibi yan yan gitmeyen bir ozanyn, dil okyanusundan kyyyya çykabilmesi, öyle pek de olanakly de?ildir.
Kyvramak: Acele etmek.
Kyvranmayan ?iir için kyvramayan ozan, ustaly?y düz ovada yitirir.
Komsu: Sokulgan, cana yakyn.
Dikkat ettim en komsu ?iirler, nedense ayrylyk ?iirleridir; öyleyse ?iir dedi?imiz sadece kar?ytlykmy? (tezat).
Kostak: Albenili, havaly, güzel, çekici.
O kostak ?iirler de?il midir badeyi süzdüren?.
Kovuz: Yçi bo?, çürük.
Bir ozan da kendi ?iirlerini seçebilir, görür görmez hangisinin kovuz oldu?unu anlayabilir; ama hangi ozan bir ?iirine kyyabilmi? ki.
Kösmek: A?yry ya?y?larda ya sulama syrasynda topra?yn çökmesi.
Sözcük selinde kalan ?iir köstü?ünde, o kösü?ün, altynda önce ozanyn kendisi kalyr.
Kuyruklu: Akrep.
Yylan üstünde kuyru?unu dikmi? bir kuyruklu gördün mü hiç; ?iir ele?tirmenidir o; ?iir dünyasy da zehrin zehre egemenli?i üstüne kurulmu?tur.
Mamyr: Büsbütün, tamamen.
Çaban, mamyr özgünlü?e yönelik olmasyn; bir ?iirdeki özgünlü?ü ozany de?il, okur fark eder.
Mesmerim: Y?e yarayan, hüner isteyen, düzgün, münasip.
Onun mesmerim bir i?i yoktur ki, mesmerim bir ?iiri olsun; çünkü ozan da ya?amyn içindedir.
Muhra: Yaranyn kabu?u.
Her meyhane ?iiri, bir gönül yarasynyn muhrasydyr;o muhra kaldyrylynca hep beraber a?lanyr.
Ötürük: Yshal.
“Gerçeküstü (sürrealist) ?iir” yazmak için mutlaka ötürüklü oldu?un günü seç.
Pe?kir: Küçük el havlusu.
Ozan, ?iir külhanynda boynundan pe?kiri eksik etmemeyi bilmelidir.
Pürçük: So?an, sarymsak, pyrasanyn yaprak kysmy.
“?iirde anlam her ?ey de?ildir.” diyor Ylhan Berk; ey sünnetsiz çocuk, bundan benim anlady?ym,
pürçü?ün de ?iire dahil oldu?udur.
Püslen: Bir üzüm salkymyny olu?turan saplardan her biri, salkym içindeki salkym.
?iir, ça?lar boyu ne sadece taneyle ne de sadece salkymla ?iir olmu?tur; ?iir her püsleni görmeyi de gerektirir; bu yüzden ?iirde üçlüklere, dörtlüklere…. yer vardyr.
Sabi: Küçük çocuk, günahsyz.
Bir ozany ozan yapan, ilk kitabyndaki o sabi dizelerdir.
Syndy: Makas.
“Synmak” eylemi ile “syndy” arasynda bir ili?ki kuramayan bir ozanyn dilindeki synyklyktyr ?iirin önündeki en büyük engel; dilin yakasyny açmak için syndyyy elde hazyr bulundurmak gerekir.
Soyka: Ölünün üstünde çykan giysi; ölüyü güldürecek kadar ?akacy.
Fransyz ozanlarynyn o soyka dizeleri olmasaydy, ço?u ozanymyz da ?iir dünyamyzyn sevimli soykaly?yna soyunamazdy.
Sökük. Giysinin sökülmü? kysmy; iffetsiz kadyn.
?iirinin sökü?ünü dikmeyi bilmeyen yakanyn sökükleridir durup durup ?iirin edebinden söz edenler.
Sümüklüböcek: Salyangoz.
?iir dünyamyzyn antenleri açyk o salyangozlary, salt ?iir ele?tirisi yapmyyorlar ki; bir de yol gösterme adyna çykardyklary o salgylaryyla ?iir dünyamyzy yapy?kanla?tyryp kirletiyorlar.
Taygeldi: Ykinci kez evlenen kadynyn beraberinde getirdi?i çocuk.
Aklyny taygeldiyle bozmaktyr ?iirde sürrealizm denen ?ey.
Tura: Yp, urgan tomary.
Bir kitapta anaduygu-izlek birli?i adyna turalanmy? ?iirler, öbür ?iirleri, akasyalar açmadan dar a?acyna çekmeye yarar.
Tuluk: Çe?itli gyda maddeleri konan deri torba; a?yr tombul, ?i?man.
?iirine “kara tuluk” dedirmeyeceksen, canyn her çekti?inde a?zyna sözcük atma; öylelerinin geçmi?te kalan zillilikleri de bugün gönül e?lemeye yetmez.
Urga: Hamurun ele yapy?mamasy için, hamur üstüne ve avuca serpilen un.
Dizelerin birbirine, ?iirin eline yapy?masyn istiyorsan, ?iirini, ba?lanty sözcükleriyle ve uyaklarla hafifçe urgala.
Ya?lyk: Mendil.
Edip Cansever, o gün ya?ly yememi? olacak ki, ?iirinin ady “Ya?ly?ymda Kan Sesleri” de?il de Mendilimde Kan Sesleridir”.
Yalabyk (yalybyk): Kaypak, herkese yaranmayy beceren.
Ey ozan, mademki ?iiri bir o okurun, bir bu okurun kuca?yndaki a?üfte sanyyorsun; o halde aman dizelerin de epeyce yalabyk olsun!
Yaltak: Dalkavukluk yapmayy seven; kötü yola dü?mü? ya da dü?meye istekli kadyn.
Öylesine yaltaklanmasaydyn o ödül jürisi, sana hiç dönüp bakar myydy?
Yargyn: Syrt, arka.
Bir ozan yargynynda bir ?ey ta?ymak istiyorsa okuru de?il, gücü yetiyorsa ?iirin bütün geçmi?ini ta?ymalydyr..
Yavan. Tatsyz, tuzsuz; uygunsuz sözler eden ve bundan ho?lanan ki?i.
Olur olmaz sözcü?e yüz verme, ?iirin yavanly?a tahammülü yoktur.
Yazmak: Haly, kilim, sofra bezi gibi ?eyleri düzgünce sermek.
?iirini okur önüne öyle düzgünce yaz ki, hiçbir sözcük bulundu?u yerde kyvrym olu?turmasyn, hiçbir uya?yn püskülü de altta kalmasyn.
Yeldirmek: Sürekli gezip dola?mak.
Her zaman bir ?iiri, bir dergide ya da bir sitede yayymlamak kolay, ama bir ?iir kitabyny bastyrmak çok zor; bu nedenle bütün ozanlar, ömür boyu yayynevi yayynevi yeldirip dururlar.
Yellenmek: Osurmak.
Bir ozan, ?iirin, yellenip rahatlamasyny istiyorsa bol redif ve nakarat kullanmalydyr.
Yen: Giysinin kol a?zy:
?iirin yenini fazla geni? byrak ki, erotik kokular arayan okur koltuk altlaryny kolayca gydyklayabilsin..
Yylyk: Davrany?lary bozuk, hafif kadyn.
?iirini salt o yylyklara byrakma ki, “haddeden geçmi? nezaket” diyetini bozmasyn..
Yungu: Toprak damlary syky?tyrmakta kullanylan silindir halindeki ta?.
?iirini okur önüne çykarmadan önce bir güzel yungula, sonra sözcük bo?luklary okurun yslanmasyna neden olur.
Yunmak (yünmek): Yykanmak, çama?yr yykamak.
Ozan, küllü suyla yunmak gerekti?ini asla unutamaz, yoksa o yaban, o do?al ?iire bir günden bir güne ula?amaz.
Yü?ürmek: Gebe kalmak amacyyla cinsel ili?kide bulunmak.
Yü?ürmeyi bilmeyen esinin do?urdu?u ne zaman görülmü?tür?
Yüklü: Gebe.
Bir ozan olarak kendimi ?öyle anlatmy?tym: “Utanyr myyym hiç sizler için yüklenmeyi / Çünkü ben sözcükleri do?urtup / ?iiri do?uranym”
Zybyn: Gömlek.
Ozan olmak, do?acak ?iire zybyn kesmeyi ö?renmekle ba?lar; donu sonra kesersin, çi?ini söylemeye ba?lady?ynda.

_________________
Tahsin ŞİMŞEK
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin Şimşek tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 13 Ekm 2005
Bildiriler: 21
Alıntıyla Cevap Gönder
HALK BAHÇESYNDE DYLLENMEK

Deyimler, kar?y kar?yya oldu?umuz bir durumu özetleme çabasynyn ürünüdür. Deyim kullanmaktaki ere?imizi (murat) ise, “Lafyny balla kesmek” deyimiyle özetleyebiliriz. Ama her deyim, ayny zamanda bir bencilli?in yapy?kanly?yny da dillendirir. O halde her yazaryn, her ozanyn “Lafyny bil de söyle, a?zyny sil de söyle.” uyarysyny hiç göz ardy etmemesi gerekir. O halde deyimle atasözünü ço?u kez kol kola görmek de olasy. Hatta zaman zaman biri di?erinin yerine de kullanylabilir. Aya?yny yorganyna göre uzatmayy geç de olsa ö?rendin, dersem kar?yma çykan deyimdir. Bak evlat, aya?yny yorganyna göre uzat dersem atasözüdür.

Deyimleri algylamak, anlam derinli?ine inmek sanyldy?y kadar zor de?il. Her ?eyden öne kalypla?my? bir ifade. O tek anlamy do?ru saptayabilmek için kendimizi bir oyunu izlemekte olan bir tiyatrosever gibi dü?ünelim. Sözgelimi ö?rencilerimiz “etekleri zil çalmak” ile “etekleri tutu?mak”y birbirleriyle hep kary?tyryrlar. Sahnede iki kyz, birinci eteklerini zil ritmiyle sa?a sola oynatyyor, öbürünün etekleri alev alyp tutu?mu?, yanmakta. Birincinin oynamakta oldu?unu, sevinmekte oldu?unu görüyorsunuz; öbürünün iyice tela?landy?yny, korktu?unu. Deyimler, yargy belirtmeyip bir durumu saptady?yna göre birinci deyim sevinmenin, mutlu olmanyn; öbürü de kaygynyn, korkunun somutlamasy. Bir de her toplum kendi do?al ve ya?amsal ko?ullaryna göre deyimleri biçimlendirmektedir. Türkçe’de “gökten kasnak ya?sa bir ba?yma geçmez” vardyr, Almanca’da “gökten kedi, köpek ya?mak” vardyr ve ikisi de ?ansly olmakla ilgilidir.

Deyimler ya?amyn aynasydyr. Mutlu bir geçmi?i olmayan toplumlaryn deyimleri de daha çok olumsuz somutlamalar olarak kar?ymyza çykar. Göçlerle biçimlenen bir ya?am, nereyi yurt edinece?ini bilememe kaygysy, sava?lar, i?galler ve kyyymlar do?al olarak deyimlerimizi çoklukla olumsuz somutlamalar olarak kar?ymyza çykarmaktadyr: Ady batasyca, inceldi?i yerden kopsun, yürek erintisi… A?a?ydaki deyimlerin yanyna bir arty, bir eksi koyup geçin, bakalym ne göreceksiniz. Tepeden tyrna?a karamsarlyk, acy, olumsuzluk… Di?er toplumlarla ili?kilerimizi belirlerken de deyimler, yine gerçe?in somutlamasy olarak kar?ymyza çykar: Yunan dölü, Senin yapty?yny Ermeni yapmaz, *** inady, *** azaby çektirme, *** parasyyla be? para etmemek... Bu durum di?er toplumlarda da böyle. Sözgelimi Ytalyanca’daki ?u üç be? deyime bakalym: “Türk gibi küfretmek, Türk gibi konu?mak, Türk gibi sigara içmek, anneci?im Türkler geliyor (mamma i Turchi)…” Ama Norveçli için Türkiye uzak bir ülke. Arada hiçbir çykar çaty?masy, dala?ma yok. O halde onlaryn dilindeki o gö?üs kabartycy “Mustafa Kemal gibi dü?ünmek” deyimine de ?a?yrmamak gerekir. Do?al olarak bunda ya?ama hep olumlu bakan Mustafa Kemal’in ola?anüstü ki?ili?inin etkisini de unutmamak gerekir.

Bu yazym “halk Bahçesi” ba?lykly ba?ka bir yazymyn devamy. Anamyn dilinden “anadil”ime ba?ka bir yolculuk: Deyimler derlemesi. “Anadil” kavramy hep ilgimi çekmi?tir; bana hem anamyzdan ö?rendi?imiz dili, hem dilin o do?urgan özelli?ini dü?ündürmektedir. Bir yazar, bir ozanyn da görevini bu ba?lamda ele alyp gere?ini yerine getirmekle sorumludur.. Böyle dü?ündü?üm için, çok eski bir ?iirimde ?u dizelere vermi?tim: “Ozanym ben küstüremem sözcükleri / Ben hem bulut hem topra?ym / Utanyr myyym hiç sizler için yüklenmeyi / Çünkü ben sözcükleri do?urtup / ?iiri do?uranym / ki / katmer katmer çiçekçe / açym / a ç y m” (OZAN,Türk Dili Dergisi, 16. Sayy )

Dil, deyimler üretmeye devam ediyor. Bugün de deyimler üretiliyor. Dile?im, kalyp söz olabilecek ifadeler kullanyrken, somutlamalarymyzyn olumlu olmasyna özen göstermek gerekir. Kamuoyunda etkili sanatçynyn, siyasetçinin ve kitle ileti?imcinin görevi artyk biraz da budur. Demokrasi kültürünün olu?masyna bir katky da bu yolla olacaktyr inancyndayym.

Ady batasyca: Ölmesini, adynyn unutulup gitmesini istemek, ilenç.
?u ady batasyca çyplakly?a ne ?iir yazylyr, ne de a?yt yakylyr; o ady batasycayla, olsa olsa sevdanyn ve ?iirin namusu be? paralyk edilir.
A?zynyn kaytany olmamak: Sözü dü?ünmeden kullanmak.
A?zynyn kaytany olmayan o ozanlardyr yerginin (hiciv) öncüleri; yergiyi ?iir yapansa kaytanyn rengi ve o kaytanyn büzdürdü?ü duda?yn biçimidir.
Akçakavak yapra?y gibi: Bir parlayyp bir sönmek, bir böyle bir ?öyle davranmak.
Ne kinaye ne tevriye akçakavak yapra?yna benzer; çünkü her ikisi de her zaman hem böyle hem ?öyledir.
Ba?ynda ky?lamak: Hiç istenmeyen bir durumla kar?yla?mak, o durumu ya?amak zorunda kalmak.
Ba?ymda ky?layacaklaryny bilseydim, sapla samany birbirine kary?tyran bu okurlara, ozan oldu?umdan hiç söz etmezdim.
Cayrak Çaly: Birden öfkelenen, öfkesini ba?yryp ça?yrarak dy?a vuran.
Övgüye aly?an o ?airlerdir, ilk ele?tiri de çayrak çaly etrafy tutu?turuverenler
Ci?erinin sapyndan yanasyca: Onulmaz derde dü?mesi için ilenmek.
Ci?erinin sapyndan yanmy? o arabesk ?iirlerde a?ky arama; çünkü A. Behramo?lu’nun
dedi?i gibi “A?k iki ki?iliktir”.
Çayyn ta?yyla çayyn ku?unu vurmak: Sonuca, kendi ko?ullaryndaki olanaklardan yararlanarak gitmek.
?iir kapysyndan ancak konuya uygun sözcüklerle girebilirsin; o halde çayyn ta?yyla çayyn ku?unu vurma yolunu seçeceksin.
Çifte ko?mak: Öküzü çift için boyunduru?a ba?lamak.
?iir boyunduru?u sevmese de ?iir sözcükleri çifte ko?arak yazylyr; uyumu olmayan sözcükler ise asla çifte ko?ulmaz.
Dal ba?yna: Yalnyz, kimsesiz.
Tek ?iirle ödül kazanmak ne kötü, “Otuz be? Ya?” ödül alynca Tarancy’nyn nice güzel ?iiri koca dünyada dal ba?yna kalakalmy?ty..
De gidi de: Çoklu?u, a?yryly?y abartmada kullanylan belirteç.
De gidi de, bu ?iirlerin hepsini Da?larca my yazmy?.
Deli bozuk: Kabadayyca davranyp aklyna geleni yapan.
O deli bozuk dizelerdir bir ozany yola getiren.
Deli tepek konu?mak: Tutarsyz laf etmek.
Bu dünyada deli tepek konu?an bir ki?i tanyrym; o da ustaly?a gidece?ine ustalyk aya?yma gelsin diyen ozandyr.
Dilli düdük: Çok konu?an, i?itti?ini herkese duyuran.
Ozanlaryn, dilli düdüklü?e özenmelerine, dilli düdük olmalaryna hiç de gerek yoktur; unutmamak gerekir ki Ybni Abdul (XI. Yy) en güzel kasidelerini dili kesildikten sonra yazmy?tyr.
Dokuz memelilerin Emiray?e: Köpek; erkek dü?künü kadyn.
?iiri dokuz memelilerin Emiray?e emzirmeseydi, erotizm dünyaya gelir miydi?
Düdü?ü ta? atmak: Bir ?eyi yemek için iyice sabyrsyzlanmak.
Düdü?ü ta? atan sözcük açy ozanlar dize üstüne dize eklerler de yine de doymak bilmezler.
Ekme?i yanyndan zeytin silkmek: Yapty?y i?ten hiçbir kazanç elde edememek, hep kendinden tüketmek.
Ozanlyk, dünden bugüne amatörce bir u?ra?tyr; demek ki ekme?i yanyndan zeytin silkmeyi göze alamayanlaryn ozanly?a soyunmamalary gerekir.
Ekmek yerken kedinin gözünü ba?lamak: Cimrilikte synyr tanymamak.
Ekmek yerken kedinin gözünü ba?layan, ?iir sofralarynda ba?ka ozanlara yer açmayan ozanlar, “?airi azam” olarak anylsalar bile ozan olarak gelece?e kalamazlar.
Elin kyzy: Gelin, kary.
Elindeki gülü, elin kyzyna kaptyrmadan kim ozan olabilmi? ki?
Elin o?lu: Damat, koca.
Elin o?lu, ?iir dururken ozany ba? tacy edecek de?il ya!
Evinsiz konu?mak: Yersiz, bo? laf etmek.
Onca benzetmedir evinsiz konu?an her ozany bir güzel benzeten..
Geçmi?i kynaly: Ki?inin geçmi?ine yönelik sevecen bir sövgü; geçmi?te hafif bir ya?amy olan sevimli, cana yakyn ki?i.
O geçmi?i kynaly ?iirler, bugün, tesettür ma?azalarynyn köçekli?e tövbeli o i?bilir tezgahtarlarydyr.
Gök görmedik: Görgüsüz.
Gök görmediklik yapyp da bir günden bir güne ne ?iirini ne kendini övmeye kalk; a
Ryza’nyn kendine filozof demesine bugün de hâlâ gülünmüyor mu?
Götünde gözü olmak: Gizli sakly her ?eyi görmek.
Ahmet Ha?im, götünde gözü olan okura çatmamy? olacak ki, kapaly ?iirden söz edebilmektedir.
Götünden solumak:Yyice güçsüz ve yorgun ya da ölmek üzere olmak.
Götünden soluyan ?airleri ele veren, son sözü bulamamy?, sonu iyice zayyf ?iirlerdir.
Götünün kurtlary dinlenmek: Yapaca?y kötülü?ü yapyp rahatlamak.
Götünün kurtlaryny dinlendirmek için ?iir yazylmaz, çünkü ?iir kazasynda ya?ama dönü? yoktur.
Gözünü belertmek: Gözlerini irile?tirip öfkeli öfkeli bakmak.
Lirik ?iire, öbür ?iirler hep gözlerini belerterek bakmy?lardyr; çekemezlik.
Gyllyn gyccyk: Yyice syradan, i?e yaramaz olan.
Gyllyn gyccyk ?iirleri, kitaplarda de?il, ?iir sitelerinde ara.
Gidinin deyyusu: Ki?ilik ve karakteri iyice zayyf, ahlaksyz
“Gidi”nin ilk anlamynyn pezevenk oldu?unu bilen bir ozan, ba?kalary kendisine “gidinin deyyusu” dese bile üstüne alynmaz; çünkü bir ozanyn biricik i?inin sözcüklere pezevenklik yapmak oldu?unu bilir.
Gününü görmek: Belasyny bulmak, kötü duruma dü?mek.
Hemen be?enilme tutkusudur (tamahkârlyk), bir ?aire gününü gösteren.
Hadi ordan: Hafifseme ve öfkeyi birlikte içeren inanmama, akylcy bulmama ifadesi.
Hep “Hadi ordan!” denilen o ?iirler de?il midir bir edebi akymyn önünü açan; o açylmy? öne bakanlaryn duda?yny uçuklatan?
Hyrsyz kedi enseli: Besili, paraly, ama duygu yoksulu.
Ne zaman hyrsyz kedi enseliler, yayyn dünyasyny ele geçirdiler, o günden beri, ?iir ?iirli?ini unuttu, ozan ozanly?yny…
Hora geçmek: Y?e yaramak, haz vermek.
Hora geçmeyen ?iiri, ver ?arky sözü yapsynlar.
Horsasyny almak: Kyzgynly?yny, öfkesini almak; o konuda bir iste?i kalmamak.
Birilerinden horsasyny almak isteyenlerin yapabildikleri en saygyn i?, ku?kusuz ?iir ele?tirmenli?i..
Ynceldi?i yerden kopsun: Ne olacaksa olsun deyip her ?eye ba?tan razy olma.
Bir ozan yer geldi?inde inceldi?i yerden kopsun demeyi bilmeli ve sözcüklerin yasak ili?kisine asla kary?mamalydyr.
Kaba a?aç gölgesi: Dally budakly fazla yayylmy? a?acyn gölgesi.
Okura kaba a?aç gölgesi olabilecek bir ?iire, on kitaptan birinde ya rastlanyr ya rastlanmaz.
Kaç kyymadan: “Sakyn ha, aman yapma” anlamlaryny da içeren ?a?yrma ifadesi.
Kaç kyymadan, e?itimin gece bekçileri, “Ya?adyklarymdan ö?rendi?im bir ?ey var” demeyi de mi yasaklamy?lar!
Kahpe herif :Küçümsemenin etkisini azaltmak için kullanylan, küfür niyeti ta?ymayan, söze içtenlik, sevimlilik katan bir seslenme.
Kahpe herif, ?iir pazarynda narh ödemeden ?öyle ya da böyle bir yer kapan kaç ki?i var ki; bir sen, birde o Büyük Yskender özentisi...
Kahyasy, köpe?i olmak: Her konuda kendini ilgili görmek.
Her ?iire ve ?iir üzerine yazylana her ?eye kary?an ?iir dünyasynyn bu kahyasy, köpekleri olmasa ozanlarymyz kendi ki?ili?i yaratmakta hiç de zorlanmayacak.
Kanara köpe?i: Her yere sokulan, her ?eyden yararlanmaya çaly?an; arsyz, yüzsüz.
Kanara köpe?i gibi ayak altynda dolanyp her ?eyi hazyr bekleme; sözcü?ünü suskunlu?unda kendin üret.
Kary a?yzly: Hanymynyn sözünden hiç çykmayan, dedikoduyu çok seven.
?iir, biraz da kary a?yzly oldu?u içindir ki, bütün ?iir seçkileri ba?tan sona erkek ozanlarla doludur!
Karnynyn ?i?ini aldyrmak: Öfkesini gidermek, öcücü almak.
Karnynyn ?i?ini aldyrmak amacyyla yazylan her ?iir, zaman içinde yel olup gider.
Kekreyi kestirmek: Yapmak istedi?i ?eyi sonuna kadar yapmak, beklentisi kalmamak.
Kyrk defter doldurup kekreyi kestirdikten sonra bile ozan olunmaz, ancak ozanly?a ba?lanyr.
Kyrk bir heybeli: Yalany, palavrasy bol.
Kyrk bir heybeli ozanlardyr okuru ?iirden so?utan; okur ne bilsin ?iirin kyrk birinci heybede oldu?unu.
Kyt kymyr: Yeter yetmez, ucu ucuna.
Kyt kymyr ?iir bilgisiyle ele?tirmen olunsa da ozan olunmaz.
Kuru so?uk: Ayaz.
Kuru so?uk duygulara kulak ver; ama o duygulara acyma; belki o zaman ozan olabilirsin..
Omar (Ömer) diyecek dudak domary?yndan belli olur: Niyetin, daha söze ba?lar ba?lamaz belli olu?u.
Ben bir ozanyn bir, bilemediniz iki ?iirini okurum, be?enmediysen di?er ?iirlerini okumam; eh Omar diyecek dudak da domary?yndan belli olur.
Ot tohumundan biter: Ki?i, atasynyn, soyunun özelliklerini ta?yr.
Hep Ece Ayhan okumasaydyn, eceyi gecede aramasaydyn, bilinçaltyn bilincine böyle burun kyvyrmazdy; eee, ne de olsa ot tohumundan biter.
Sevincik delisi olmak: Çok sevinen, çok sevindi?i için de nasyl davranaca?yny bilmeyen.
?iir, okuru sevincik delisi yapabildi?i gün, kendi kurtulu?unu da ilan edecektir.
Sevisi akmak: Sevmek, a?yk olmak.
Sözcü?e sevisi akan ozanlardyr okurlaryn sevgilileri.
Syçanyn sidi?i denize katyktyr: Küçücük ?ey de yerine göre bir katkydyr, kazanymdyr.
Syçanyn sidi?i denize katyktyr, esininki ?iire.
So?an diktim soyuna çekti, soydum diktim soyuna çekti, soyundum diktim soyuna çekti: Soydan getirilen özelliklerin de?i?medi?i, de?i?tirilemedi?i.
Mayasynda özgünlük mayasy bulunmayanlaryn syradanly?yny da önce ?iir özetler: So?an diktim soyuna çekti, soydum diktim soyuna çekti, soyundum diktim soyuna çekti
Sulu a?yz: Geveze, syr saklamayy bilmeyen.
Sulu a?yz ozanlardyr, ?iirin gizini, daha ba?lykta söyleyiverenler.
Sütlü keçinin kyr o?la?y: Kayrylan, ayrycalykly bir konumda bulunan.
Dönüp bakyn, bütün dergi yöneticileri, zamanynda çok dileyip istemelerine kar?yn, bir türlü sütlü keçinin kyr o?la?y olmayy beceremeyen ozanlardyr.
Tahta yaran: Damdan dü?er gibi yersiz ve yaky?yksyz konu?an ki?i.
?iir, tahta yaranlaryn i?i de?ildir, sevgili de ?airi “haddeden geçmi? nezaket” olarak görmek ister.
Ters tokady yapy?tyrmak: Beklemedi?i bir syrada elin tersiyle ?iddetlice vurmak.
Böyle ayny ?iiri yazmaya devam edersen, ?imdi okurun ters tokadyny yiyeceksin.
Uçkuru gev?ek: Her an cinsel ili?ki kurmaya istekli.
Ozanyn uçkuru gev?ek midir,onu bilmem; ama uçkura naky? i?lemeyi dü?ünen ki?idir ozan.
Yakanyn kyrlysy: Kaba saba, ta?raly.
Yyi ozan olmak için, öteden beri yakanyn kyrlysy olmamak, Ystanbullu olmak gerekti?i söylenir; ama nedense Fuzûli’nin de Ha?im’in de Külebi’nin de yakanyn kyrlysy oldu?u unutuluverir.
Yalamacy bitti de bulamacy my kaldy: Her ?eyi kendi çykary için tüketmesine kar?yn, hâlâ bir beklenti içinde olmak.
Yalamacy bitti de bulamacy my kaldy dedirtenlerden olma; bütün ödülleri toplady?yna göre, byrak da özendirme ödülünü bir ba?kasy almy? olsun.
Yangyn Ay?e: Gördü?ü erke?e iç geçiren.
?iirin “Yangyn Ay?e”?i o okurlar de?il mi Ybrahim Sadri’leri TV yyldyzy yapan?
Yel esmeyince yaprak çyldyrdamaz: Kötü haberin duyulmasynyn mutlaka bir nedeninin oldu?unun dü?ünülmesi.
Yel esmeyince yaprak çyldyrdamady?yna göre, F.Edgü’nün: “Ele?tirmen, golünü ya ofsayt ya da penaltydan atar.”sözüne ben de inanyyorum.
Yüküm hyyar diyenin ardyndan bir avuç tuzla ko?mak: Yüz veren herkesten bir çykar ummak.
Yüküm hyyar diyenin ardyndan bir avuç tuzla ko?makla, benzek (nazire) pe?inde ko?mak arasynda bir fark göremiyorum..
Yüre?i burmak (yüre?i a?rymak): Karny a?rymak.
Syk syk yüre?i buran o ozanlar de?il midir genel tuvaletlerin “Tosun”lary?
Yürek erintisi: Yç sykyntysy, kaygyly bekleyi?.
?iirle de?il, okurla ilgili bir yürek erintin varsa, yazdyklaryny, bekletmeden bir bardak suyla ?ifa niyetine hemen iç.

_________________
Tahsin ŞİMŞEK
Kullanıcı kimliğini gösterTahsin Şimşek tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönder
HALK BAHÇESİ
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2