Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Eyl 2005
Bildiriler: 605
Şehir: Istanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
Televizyon izliyorum. Bir uzman hainlerden bahsederken cümlesini; "Terör örgütü öyle birşeydir ki; mensupları her türlü insanlık değerlerinden arınmış, ..." ?eklinde kurmaktadır.

Merak ediyorum insanlar, hertürlü insanlık değerlerinden arınmış mı olabilirler? Yoksa hertürlü insanlık değerlerinden yoksun mu olabilirler? Her ne kadar cevabı net olarak bilinse de yorumlanmasının yararlı olacağına inanmaktayım. Zira buna benzer yanlış ifadelerin sık sık kullanıldıklarına şahit olmaktayız. Sanırım dikkatleri çekmede yardımcı olacaktır.


En son Ertuğrul ÖLCE tarafından Cum Şub20, 2015 17:21 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi.
Kullanıcı kimliğini gösterErtuğrul ÖLCE tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 08 Eyl 2005
Bildiriler: 2333
Şehir: Almanya
Alıntıyla Cevap Gönder
Vay ağabey diline sağlık.

''Arınmak''fiili, gizeminde ''olumluluk'' saklayan bir fiildir. Yâni; bu fiilin kullanımı esnasında nesne, olumsuzluk/hoşnutsuz algılama ibâresi taşır.

Örnek:
Günahlardan arındım.
Çirkin huylardan arındım.
Kötü notlardan arındım vs.


Bu nu kalkıp da tersine kullanırsak, anlatmak istediğimiz....

''Ben derim Çanakkale boğazı, sen anlarsın.............''

işine döner.

Örnek:
Hiçbir kimse kalkıp da;
...
iyi meziyetlerden arınmış
sevimli huylardan arınmış
güzel çiçeklerden arınmış
....

demez herhalde.

Ertuğrul Ölce dostumuz çok ciddi bir kullanım hatasına tuz basmış ve 'yoksun' kavramına işaret ederek doğru olanını söylemiştir.

Pekâlâ; aslı Türkçe olan bir terimi kullanırken anlam hatasını yapanlar, acaba el dilinden gelen kelimelerde ne kadar algılama hatasına düşer, siz karar verin.


Selamlar

_________________
Sev ki sevilesin!
Kullanıcı kimliğini gösterKederli tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
Kederli demiş ki:
...
Örnek:
Hiçbir kimse kalkıp da;
...
iyi meziyetlerden arınmış
sevimli huylardan arınmış
güzel çiçeklerden arınmış
... demez herhalde.

Selamlar


Baş göz üstüne,
Bu yüzün öncesinde tartıştığımız, ele aldığımız dil sorunları içeren yazılar, deyiğler için en güzel sözü M. Ali Birand söylemiş.
M.Ali Birand demiş ki:
Ünlü bir deyişimiz vardır.
“Ağzı olan konuşuyor” deriz...


Hay diline sağlık Birand! Sonra sürdürmüşler yazılarını.

. demiş ki:
Unutmayalım ki, Kuzey Irak’a ekonomik ambargo bumerang gibidir.
Karşınızdakini vurmak için fırlatılır, iyi hesaplayamazsanız bir de bakarsınız geri dönmüş ve sizi yaralamıştır.

İşte buna bumerang denir.


E hadi biz aramızda o araca bumerang demiyoruz ve bunu M. Ali Birand bilmiyor. Peki, buna bumerang denir dediği ne ola ki?

_________________
Ne yalnyzca gölge ne gölgesiz bir nesne
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Eyl 2005
Bildiriler: 605
Şehir: Istanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
Bunun gibilere kalırsa Türk ekonomisindeki istikrarı bozmamak(!) için ambargoya ne gerek var! Ambargo koyarsak sonra mahvoluruz! Bunlar gibilerinin amaçlarının dışında gelişmeler olur(!) sonra. Gencecik fidanlarımızın kanları akmış, var oldukları tahminen ikiyüzbeşbin-ikiyüzonbin olarak belirtilenler için ne gam! Yeter ki onlar iyi niyetli(!) uyarıcı görevlerini yapsınlar. Böyle bir yorumla Bumerangın işlev korkusunu yüreklerimize salmaya çalışıyorlar telaşla. Bizden birileri gibi olsalardı eğer, bizleri vurabilecek bumerangların vereceği zararın değerinin Mehmetçiğin bir damla kanı değerinde olamayacağının bilincinde olurlardı.

Adeta, tok ama haysiyetsiz bir yaşamı Türk halkına layık görüyorlar, olacak gibi değil. Türk Milleti gözünü açıyor ve kimlerin hangi hizmetlerin içinde olduğunun farkına varıyor artık.

Altyazı: Bumerangın işlevini bile yorumlamaktan acizler. Bumerang iyi hesap edilip hedefe gönderilirse atana zarar vermez, fayda verir. Maharetle kullanılamazsa amacına ulaşamaz ve yinede atana zarar vermez, ancak sadece atan için karavana olur. Bunun mantığını dahi ortaya koyamayanların yorumları ne kadar ciddiye alınmalıdır ki?


En son Ertuğrul ÖLCE tarafından Cum Şub20, 2015 19:41 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi.
Kullanıcı kimliğini gösterErtuğrul ÖLCE tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 08 Eyl 2005
Bildiriler: 2333
Şehir: Almanya
Alıntıyla Cevap Gönder
Merhaba dostlar.

Site idaresi tarafından yetkilendirilmiş bir üye olarak dikkatimi çeken bir konu hakkında şunları eklemek isterim:

Site idaresinin kimliğini eski üyeler tanımış olsa gerek, yeni gelenler de sitenin içeriğine bir göz gezdirip tanısınlar lütfen.

Site idaresi, sabahtan akşama kadar deneticilik görevi üstlenemez.
Umudumuz şu:
Aklı selim ve kamil olan her üye, bu siteye neyin yazılıp yazılmaması gerekitiğini bilmelidir.
Bilemiyorsa da, bu site de işi yok demektir.

Edep ve site kurallarına riayet etmeden yazılan tüm yazılar, onlara cevaben göderilen yorumlarla beraber anında silinir.

Bu demek değildir ki; akılcı ve olgun yazılan yorumlara saygımız yok!
Ama fol kalkarsa yumurtayı bekletmenin anlamı ne?
Öyle değil mi?
(Bizzat kendim, benzeri durumlarda elimle yazdığım sayfalar dolusu en az 15 adet yorumumu silmişimdir.)

Benim bu konuda bir deyimim var, bakın:
Derisi gidenin, gerisi ne gerek?
....

Bu site; birçoklarının (diğer sitelerde olduğu gibi), herkesin ''basın yayın, internet, fikir özgürlüğü'' vs. deyip, perde ardında istediği gibi at oynatabileceği yer değildir ve olmayacaktır da!

Kimseyi buraya gelmeye zorlamadığımız gibi, gitmeleri durumunda da ısrarcı olmayız.
Bu da, bizim özgürlüğümüzdür!!!

Selam ve saygılar

_________________
Sev ki sevilesin!
Kullanıcı kimliğini gösterKederli tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
"...Kafasına aldığı taş darbesi sonucu beyin zarı ile kafatası arasındaki atardamarda kanama oluşan ve Hakkari Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınan Erdem Aldemir (22), sağlık durumunun ciddiyetini koruması üzerine ameliyata alındı..." A.A/ Haberler.com

Arkadaşa sağlık dileyelim, "geçmiş olsun" diyelim sözümüzü edelim.

Sık sık duyduğum bu "sağlık durumunun ciddiyetini koruması" deyişi doğruyu söylemek gerekirse bana pek de sağlıklı gelmiyor. Neden böyle düşündüğümü ya da algıladığımı anlatmaya çalışayım. Önce tanıma bakalım:

sağlık -ğı
isim

1 . Vücudun hasta olmaması durumu, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet:
"Sağlığa zarar veren şeylerden kaçınmalı."- .
2 . Sağ, canlı, diri olma durumu:
"Aradan dört beş yıl geçince bir yerden de haber gelmeyince sağlığından umutlarını kesmişler."- M. Ş. Esendal.

Şimdi de "Atasözü, deyim ve birleşik kılgılara...

sağlığında / sağlığınıza / sağlık olsun!

Diğerleri, "Birleşik Sözler"

sağlık bilgisi, sağlık bilimi, sağlıkevi, sağlık görevlisi, sağlık hizmeti, sağlık karnesi, sağlık kontrolü, sağlık kurulu,
sağlık memuru, sağlık merkezi, sağlık muayenesi, sağlık ocağı, sağlık sigortası, sağlık taraması, sağlık yurdu, iyilik sağlık,
başsağlığı, can sağlığı, çevre sağlığı, kamu sağlığı, ruh sağlığı


Ek olarak: Sağlık denetimi, sağlık belgesi, sağlık güvencesi, sağlık çantası...

Buradan bakınca "sağlık", "tek başına bir durumu anlatır" gibi duruyor. Ben o alladığım tümceyi "E.A'nın durumu iyiye gidiyor" olarak algılıyorum. Doğlal olarak durumu iyiye giden birinin ondurma işlemine sokulmasını anlamsız buluyorum.

Kafam karıştı. Sizin masadan nasıl algılanıyor bilmem!

_________________
Ne yalnyzca gölge ne gölgesiz bir nesne
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 28 Ekm 2007
Bildiriler: 59
Şehir: İSTANBUL
Alıntıyla Cevap Gönder
Kafasına aldığı taş darbesi sonucu beyin zarı ile kafatası arasındaki atardamarda kanama oluşan ve Hakkari Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınan Erdem Aldemir (22), sağlık durumunun ciddiyetini koruması üzerine ameliyata alındı..." A.A/ Haberler.com


Merhaba kekmeg_er;

Sağlık kelimesi, içeriğinde olumluluğu kapsasa da yukarıdaki cümlede kötüye giden bir bir durumu anlatmak için kullanılmış.

Bu yüzden cümlenin ;
"......................... Erdem Aldemir'in kötüye giden sağlık durumu nedeniyle ameliyata alınması.......... " diye devam etmesinin daha doğru olduğunu düşünüyorum.


Ayrıca "ciddiyet" kelimesinin olur olmaz bir çok yerde kullanımının gereksiz olduğunu da belirtmek isterim.
Kullanıcı kimliğini gösterışık tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 08 Eyl 2005
Bildiriler: 2333
Şehir: Almanya
Alıntıyla Cevap Gönder
...................alınan Erdem Aldemir (22), sağlık durumunun ciddiyetini ................

Bu cümlede sağlık kelimesi aslında gereksiz.

Yaralanan bir kişi hakkında zaten sağlık durumundan gayrı bir deyim sözkonusu olamaz.
Örneğin; maddi durumunun.... denilmez ya, değil mi?


Selamlar

_________________
Sev ki sevilesin!
Kullanıcı kimliğini gösterKederli tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Eyl 2005
Bildiriler: 605
Şehir: Istanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
Kederli demiş ki:
Bu cümlede sağlık kelimesi aslında gereksiz.

Yaralanan bir kişi hakkında zaten saşlık durumundan gayrı bir deyim sözkonusu olamaz.
Örneğin; maddi durumunun.... denilmez ya, değil mi?


ışık demiş ki:
Ayrıca "ciddiyet" kelimesinin olur olmaz bir çok yerde kullanımının gereksiz olduğunu da belirtmek isterim.


Tesbitleriniz bence de doğrudur sayın kederli ve ışık. Cümle: "...Kafasına aldığı taş darbesi sonucu beyin zarı ile kafatası arasındaki atardamarda kanama oluşan ve Hakkari Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınan Erdem Aldemir (22), (kötü / hayati tehlikedeki) durumunun devam etmesi üzerine ameliyata alındı..." şeklinde olabilirdi.


En son Ertuğrul ÖLCE tarafından Cum Şub20, 2015 19:54 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi.
Kullanıcı kimliğini gösterErtuğrul ÖLCE tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
ışık demiş ki:
...Sağlık kelimesi, içeriğinde olumluluğu kapsasa da yukarıdaki cümlede kötüye giden bir bir durumu anlatmak için kullanılmış.

Bu yüzden cümlenin ;
"......................... Erdem Aldemir'in kötüye giden sağlık durumu nedeniyle ameliyata alınması.......... " diye devam etmesinin daha doğru olduğunu düşünüyorum.


Ayrıca "ciddiyet" kelimesinin olur olmaz bir çok yerde kullanımının gereksiz olduğunu da belirtmek isterim.


Aramıza hoşgeldiniz,

Evet doğru, "kötüye giden sağlık durumu" oluyor.

Ertuğrul ÖLCE demiş ki:
Kederli demiş ki:
Bu cümlede sağlık kelimesi aslında gereksiz.

Yaralanan bir kişi hakkında zaten sağlık durumundan gayrı bir deyim sözkonusu olamaz.
Örneğin; maddi durumunun.... denilmez ya, değil mi?


ışık demiş ki:
Ayrıca "ciddiyet" kelimesinin olur olmaz bir çok yerde kullanımının gereksiz olduğunu da belirtmek isterim.


Tesbitleriniz bence de doğrudur sayın kederli ve ışık. Cümle: "...Kafasına aldığı taş darbesi sonucu beyin zarı ile kafatası arasındaki atardamarda kanama oluşan ve Hakkari Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınan Erdem Aldemir (22), (kötü / hayati tehlikedeki) durumunun devam etmesi üzerine ameliyata alındı..." şeklinde olabilirdi.


Evet, olurdu. Pay verildiği üzre, burada sorun oluşturan etkenlerden biri de "ciddiyet" sözü. Ciddiyet için örneğin önem dediğimde bu yetmiyor. Anlam eksik kalıyor ki önem de olduk olmadık yerde kullandığımız bir söz olup çıktı. Ciddiyet yerine kaygılandırıcı/ endişelendirici/ kaygı- endişe verici gibi bir söz edilmeli diye düşünüyorum. Olmadı, bu söz öbekleri kullanılmalı.

Sağolun, saygılar

_________________
Ne yalnyzca gölge ne gölgesiz bir nesne
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
Büyükelçi Şensoy, CNN'de Amerikalılar'a seslendi: Yeter artık başlığını görünce bir göz atam dedim, içerikten çıka çıka soru çıktı.

...Bu önergenin çok kötü bir fikir olduğunu ve 1948 BM Konvansiyonu'ndan sonra konuyla ilgili herhangi bir tartışma yaşanmamışken, bunun neden politik bir konu haline getirildiğinin anlaşılmadığını dile getiren Şensoy’un sözünü, “Soykırım yok mu diyorsunuz?’ sorusuyla kesen Blitzer’e Şensoy, bu konunun çözümü için her iki tarafın da bulunduğu tarih profesörlerinden oluşan bir kurulun araştırması gerektiğini vurguladı..."

Bu tümcedeki anlatım bozukluğunun nedeni nedir?

A) Özne-yüklem uyuşmazlığı
B) Gereksiz sözcük kullanımı
C) Sözcüklerin birbirine karıştırılması
D) Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması
E) Karşılaştırmada yanlışlık

Dipçe: Soruda bir yanlışlık varsa bildiriniz.

_________________
Ne yalnyzca gölge ne gölgesiz bir nesne
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 17 Eyl 2005
Bildiriler: 605
Şehir: Istanbul
Alıntıyla Cevap Gönder
kekmeg_er demiş ki:
Bu önergenin çok kötü bir fikir olduğunu ve 1948 BM Konvansiyonu'ndan sonra konuyla ilgili herhangi bir tartışma yaşanmamışken, bunun neden politik bir konu haline getirildiğinin anlaşılmadığını dile getiren Şensoy’un sözünü, “Soykırım yok mu diyorsunuz?’ sorusuyla kesen Blitzer’e Şensoy, bu konunun çözümü için her iki tarafın da bulunduğu tarih profesörlerinden oluşan bir kurulun araştırması gerektiğini vurguladı..."

Sayın kekmer_er haklılar. Cümle okunduğunda her ne kadar anlaşılsa da, insan zihninde "yer edici" bir tesiri olamayacak kadar uzun ve karışıktır. Ben cümlenin "nasıl olmalıydı" yönünü ele almak istedim.
Cümle, "Büyükelçi Şensoy bu önergenin çok kötü bir fikir olduğunu ve 1948 BM Konvansiyonu'ndan sonra yakın zamana dek konuyla ilgili herhangi bir tartışma yaşanmamıştır. Tarihi gerçeklerin ancak tarihçilerin araştırmalarıy ile ortaya çıkarılabileceğini dile getiren Şensoy, bunun neden politik bir konu haline getirildiğinin anlaşılamadığını belirtmiştir. Şensoy'un bu sözlerini, "Soykırım yok mu diyorsunuz?" sorusuyla kesen Blitzer'e cevaben Şensoy; Bu konunun çözümü için her iki tarafın da bulunduğu tarih profesörlerinden oluşan bir kurulun araştırmaları ile konunun açıklığa kavuşturulabilineceğini vurgulamıştır."şeklinde olsaydı sanırım daha anlaşılır olurdu.


En son Ertuğrul ÖLCE tarafından Cum Şub20, 2015 20:11 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi.
Kullanıcı kimliğini gösterErtuğrul ÖLCE tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 28 Ekm 2007
Bildiriler: 59
Şehir: İSTANBUL
Alıntıyla Cevap Gönder
Bu önergenin çok kötü bir fikir olduğunu ve 1948 BM Konvansiyonu'ndan sonra konuyla ilgili herhangi bir tartışma yaşanmamışken, bunun neden politik bir konu haline getirildiğinin anlaşılmadığını dile getiren Şensoy’un sözünü, “Soykırım yok mu diyorsunuz?’ sorusuyla kesen Blitzer’e Şensoy "bu konunun çözümü için her iki tarafın da bulunduğu tarih profesörlerinden oluşan bir kurulun araştırması gerektiğini vurguladı..."

Sayın kekmeg_er ;

Son cümleyi düzeltmeye çalışarak katkıda bulunmak isterim.

Şensoy; " Bu konunun çözümü için, her iki taraftan katılacak tarih profesörlerinden oluşan bir
kurulun araştırma yapması gerektiğini" vurguladı.

_________________
GÜL SUNAN ELDE GÜL KOKUSU KALIR
Kullanıcı kimliğini gösterışık tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
Sağlığın yanında ciddiyetin ne işi var!
...
Kötüye giden sağlığı...
sağlığı kötüye gidiyor...
Sağlığı kötüleşiyor...
gittikçe kötüleşen sağlığı...
kötüleşen sağlığı...

Sağlıkla, esenlikle...

_________________
Ne yalnyzca gölge ne gölgesiz bir nesne
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 22 Nis 2006
Bildiriler: 274
Şehir: Adana
Alıntıyla Cevap Gönder
Büyükelçi Şensoy demiş ki:

...Bu önergenin çok kötü bir fikir olduğunu ve 1948 BM Konvansiyonu'ndan sonra konuyla ilgili herhangi bir tartışma yaşanmamışken, bunun neden politik bir konu haline getirildiğinin anlaşılmadığını dile getiren Şensoy’un sözünü, “Soykırım yok mu diyorsunuz?’ sorusuyla kesen Blitzer’e Şensoy, bu konunun çözümü için her iki tarafın da bulunduğu tarih profesörlerinden oluşan bir kurulun araştırması gerektiğini vurguladı..."


"Soykırım yok mu diyorsunuz?" Var-Yok sorusudur. Burada, gereksiz sözcükler kullanılmıştır.

Ayrıca, "nesne eksikliği" ya da "tamlama yanlışlığı" vardır.
Şensoy; [" Bu konunun çözümü için, her iki taraftan katılacak tarih profesörlerinden oluşan bir kurulun araştırma yapması gerektiğini" vurguladı.

Şensoy; " Bu konunun çözümü için, her iki taraftan katılacak tarih profesörlerinden oluşan bir kurulun konuyu araştırmalarının gerekliliğini" vurguladı.

Şensoy; "Bu konunun çözümü için her iki tarafın da bulunduğu tarih profesörlerinden oluşan bir kurulun konuyu araştırması gerektiğini" vurguladı.

Şensoy; "Konunun çözümü için her iki tarafın da bulunduğu tarih profesörlerinden oluşan bir kurulun bu konuyu araştırması gerektiğini" vurguladı.

Türkçe sevdalıları destekleri için sağolsunlar, var olsunlar.

Saygılar

_________________
Ne yalnyzca gölge ne gölgesiz bir nesne
Kullanıcı kimliğini gösterkekmeg_er tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
DOĞRUSU NASIL OLMALI?
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
4. sayfa (Toplam 7 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2