Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
EdebYyat Akimlary
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 15 Ksm 2007
Bildiriler: 20
Şehir: Bursa
Alıntıyla Cevap Gönder
TANIM
Belli bir tarihsel süreçte edebiyaty, tür ve yazaryn milliyeti bakymyndan herhangi bir ayrym olmadan ?ekilsel ve içeriksel olarak etkileyen belli üslup, duygu ve dü?ünce dizisidir. Belli ba?ly edebi akymlar, klasizm, romantizm (co?umculuk), parnasizm (sanat sanat içindir), naturalizm (do?alcylyk), sembolizm (simgecilik), idealizm (ünanimizm), realizm (gerçekçilik), fütürizm (gelecekçilik), dadaizm, gerçeküstücülük (sürrealizm), letrizm (harfçilik), varolu?çuluk (egzistansiyalizm), personalizm (ki?ilikçilik) olarak syralanabilir.

KLASYZM
Edebiyatta eski Yunan ve Roma sanatyny temel alan tarihselci yakla?ym ve estetik tutumdur. Yeniden do?u? diye adlandyrylan Rönesans döneminde geli?mi?tir. Bu akymyn izleri bir önceki dönemde Rebelais ve Montaigne’de, hatta Aristoteles’tedir. Klasizmin temel ö?eleri kendi içinde soyluluk, akylcylyk, uyum, açyklyk, synyrlylyk, evrensellik, idealizm, denge, ölçülülük, güzellik, görkemliliktir. Yani bir eserin klasik sayylabilmesi için bu özellikleri baryndyrmasy gerekmektedir. Kysaca klasik bir eser, bir üslubun en yetkin ve en uyumlu ifadesini buldu?u eserdir. Klasizm temellerini Rönesans aristokrasisinden alyr. Klasizm bir bakyma aristokrasinin akymydyr.

ROMANTYZM
18. yüzyylyn sonunda ba?lar ve 19. yüzyylyn ortalaryna kadar sürer. Kendisinden önceki klasizme bir tepki olarak ortaya çykmy?tyr. Önce ön-romantizm dönemi denilen geli?meler ya?anmy?tyr. Bu geli?melerin en önemlisi, halkyn be?enisinin klasizmin görkemli, katy, soylu, idealize edilmi? ve yüce anlatym biçiminden, daha yalyn ve içten ve do?al anlatym biçimlerine kaymy? olmasyydy. Romantizm, klasizmin düzenlilik, uyumluluk, dengelilik, akylcylyk ve idealle?tirme gibi özelliklerine bir ba?kaldyry niteli?indedir. Romantizm, do?du?u ça?yn akylcyly?y ve maddecili?ine tepki olarak bireye, öznelli?e, akyl dy?yly?a, dü? gücüne, ki?iselli?e, kendili?indencili?e ve a?kynly?a, yani synyrlary zorlayyp geçmeye önem verir. Tarisel olarak bu dönemde geli?en orta soylu synyfyn, yani burjuvazinin duygu, dü?ünce ve ya?am tarzyny ön plana çykaryr.
Soylularyn zarif sanat biçimlerini yapay ve a?yry incelikli bulan bu yeni synyf, duygusal açydan kendisine yakyn hissetti?i daha gerçekçi sanat biçimlerinden yanaydy. Böylece romantizm geli?me ve yaygynla?ma ?ansy buldu.
Romantizmin en önemli habercisi Fransyz filozof ve yazar Jean Jacques Rousseau’dur. Ama Yngiliz yazarlar William Wordsworth ve Samuel Taylor Coleridge’nin 1790 yylynda birlikte yayynlady?y Lirik Balatlar adly eser romantizmin bildirgesi sayylyr. Yine Yngiltere’de William Blake, Almanya’da Friedrich Hölderlin, Johann Wolfgang von Goethe, Jean Paul, Novalis, Fransa’da Chateaubriand ve Madame de Stael romantizmin ilk temsilcileridir. Victor Hugo, Alphonse de Lamartine, Alfred de Vigny, Nodier, Soumet, Deschamp, Alfred de Musset romantik akymyn önemli yazarlarydyr.

REALYZM (Gerçekçilik)
Bir estetik kavram olarak 19. yüzyyl ortalarynda Fransa’da ortaya çykmy?tyr. Nasyl ki romantizm klasizme bir ba?kaldyry niteli?inde ise gerçekçilik yani realizm, hem klasizme hem de romantizme bir ba?kaldyrydyr. Amaç, sanaty klasik ve romantik akymlaryn yapayly?yndan kurtarmak, ça?da? eserler üretmek ve konularyny öncelikle yüksek synyflar ve temalarla ilgili de?il, toplumsal synyflar ve temalar arasyndan seçmekti. Realizmin amacy, günlük ya?amyn önyargysyz, bilimsel bir tutumla incelenmesi ve edebi eserlerin bir bilim adamynyn klinik bulgularyna benzer nesnel bir baky? açysyyla ortaya konmasydyr. Örne?in, realizmin iki güçlü temsilcisi Gustave Flaubert’in Madame Bovary adly romany ile Emile Zola’nyn Nana adly romanynda cinsellik ve ?iddet edebi bir mikroskop altynda incelenerek olanca çyplakly?yyla ortaya konulmu?tur. Realizm felsefesinin altynda güçlü bir felsefi belirlenimcilik yatar. Fransyz edebiyatynda Flaubert ile Zola’nyn yanysyra Honore de Balzac, Stendhal, Rusya’da Lev Tolstoy, Ivan Turgenyev, Fyodor Dostoyevski, Yngiltere’de Charles Dickens ve Anthony Trollope, Amerika’da Theodore Dreiser, Yrlanda'da James Joyce realizmin önemli temsilcileridir. Realizm, 20. yüzyyl romanynyn geli?imini de önemli ölçüde etkilemi?tir.

PARNASYZM
Adyny, Louis Xavier de Richard ile Catulle Mendes’in hazyrlayyp Alphonse Lemerre’in basty?y Le Parnasse Contemporain (Ça?da? Parnasçylyk) adly eserden alyr. Klasizm, romantizm ve realizmin bütününe tepkili bir akymdyr. 1830’lu yyllarda ortaya çykmy?tyr. Temel kuramy "sanat sanat içindir" diye özetlenebilir. Aslynda realizmin katy toplumculu?u ve gerçekçili?ine bir kar?y çyky?tyr. Daha çok ?iirde kendini gösterir. Sanatsal biçim ve sanatsal içerik kaygysy ön plandadyr. Bu akymyn etkisindeki edebi eserlerde ölçülü ve nesnel bir anlatym, teknik kusursuzluk ve kesin betimlemeler kullanylyr. Parnas ?iir için "biçimcili?i amaçlayan" ?iir de denebilir. Parnasizm, bir yönüyle kendisinden sonraki do?alcyly?a kaynak olmu?tur. Zengin bir dil, zengin bir biçim, zengin ve yo?un bir duygusallyk i?lenir. Theophile Gautier’in ?iirlerini, Theodore de Banville, Leconte de Lisle izlemi?tir. Parnasizm, edebiyat tarihinde Leconte de Lisle ile özde?le?tirilir.

DO?ALCILIK (Natüralizm)
19. yüzyyl sonu ve 20. yüzyyl ba?ynda etkili olmu?tur. Do?a bilimlerinin, özellikle de Darwinci do?a anlayy?ynyn ilke ve yöntemlerinin edebiyata uyarlanmasyyla geli?mi?tir. Edebiyatta gerçekçilik gelene?ini daha da ileri götüren do?alcylar, gerçekleri ahlaksal yargylardan, seçici bir baky?tan uzak bir tutum ve tam bir ba?lylykla anlatmayy amaçlar. Do?alcylyk, bilimsel belirlenimcili?i benimsemesiyle gerçekçilikten ayrylyr. Do?alcy yazarlar, insany ahlaksal ve akylsal nitelikleriyle de?il, rastlantysal ve fizyolojik özellileriyle ele alyr. Do?alcy yakla?yma göre, çevrenin ve kalytymyn ürünü olan bireyler, dy?tan gelen toplumsal ve ekonomik baskylar altynda ezilir, içten gelen güçlü içgüdüsel dürtülerle davranyrlar. Yazgylaryny belirleyebilme gücünden yoksun olduklary için yaptyklaryndan sorumlu de?illerdir.
Do?alcyly?yn kuramsal temelini Hippolyte Taine’in Historei de la Litterature Anglaise (Yngiliz edebiyaty tarihi) adly eseri olu?turur. Ylk do?alcy roman Goncourt Karde?ler’in bir hizmetçi kyzyn ya?amyny konu alan Germinie Lacarteux adly yapytydyr. Ama Emile Zola’nyn Le Roman Experimental (Deneysel Roman) adly eseri akymyn edebi bildirgesi sayylyr. Zola’nyn yanysyra Guy de Maupassant, J. K. Huysmans, Leon Hennique, Henry Ceard, Paul Alexis, Alphonse Daudet do?alcy eserler veren yazarlardyr.

SEMBOLYZM (Simgecilik)
19. yüzyylyn sonlarynda Fransa’da ortaya çykmy? ve 20. yüzyyl edebiyatyny önemli ölçüde etkilemi?tir. Bireyin duygusal ya?antysyny dolaysyz bir anlatym yerine simgelerle yüklü ve örtük bir dille anlatmayy amaçlar. Simgecilik, geleneksel Fransyz ?iirini hem teknik hem de tema açysyndan belirleyen katy kurallara bir tepki olarak ba?lady. Simgeciler, ?iiri açyklayycy i?levinden ve kalypla?my? bir hitabetten kurtarmayy, ?iirle insanyn ya?antysyndaki anlyk ve geçici duygulary betimlemeyi amaçlady. Simgeciler, dile getirilmesi güç sezgi ve izlenimleri canlandyrmaya, ?airin ruhsal durumunu ve gerçekli?in belirsiz ve karma?yk birli?ini dolayly biçimde yansytacak özgür ve ki?isel e?retileme ve imgeler aracyly?yyla varolu?un gizemini aktarmaya çaly?tylar.
Simgeci ?iirin ba?lyca temsilcileri Charles Baudelaire’nin ?iir ve görü?lerinden fazlaca etkilenen Fransyz Stephane Mallarme, Paul Verlaine, Arthur Rimbaud’dur. Sembolik yazarlar arasynda Jules Laforgue, Henry de Regnier, Rene Ghil, Gustave Kahn, Belçikaly Emile Verhaeren, ABD’li Stuart Merrill, Francis Viele Griffin yer alyr.

YDEALYZM
Dünyayy ve varolu?u bilinç ve dü?ünceye öncelik vererek açyklama ö?retisinin temel oldu?u felsefi akymyn edebiyattaki uzantysydyr. Ydealist felsefenin tüm özellikleri edebi eserlerde de görülür. 20. yüzyylyn ba?larynda ortaya çykmy?tyr. Bireyci dünya görü?ü ve simgecilik akymyna bir tepki olarak do?mu?tur. Ça?cyl ya?amyn artyk makinele?en toplumlary ve alabildi?ine serpilip geli?en kentleriyle bireyi topluluk içinde ya?amaya zorlady?yny vurgulayan idealizm, bir arada ya?amanyn yaratty?y ortak kany ve duygulary dile getirmeyi amaçlamaktadyr.
Topluluk bilincini ve bu bilince göre bireyin varolu?unu, ya?amy belli belirsiz yönlendiren kimi tinsel gerçekleri betimlemeyi ön planda tutar. En büyük temsilcisi Fransyz yazar Jules Romains’tir. Bu akymyn temelleri, Romains’le Chenneviere’nin yazdy?y Petit Traite de Versification (?iir üzerine küçük inceleme) ve Georges Duhamel’le Charles Vildrac’yn kaleme aldy?y Notes su la Technique Poetique (?iir tekni?i üzerine notlar) adly eserlerde ortaya konulmu?tur.

GELECEKÇYLYK (Fütürizm)
20. yüzyylyn ba?larynda Ytalya’da ortaya çykmy?tyr. Edebiyatta devrim ve dinamizmi vurgulayan akym olarak de?erlendirilir. Ytalyan ?air, romancy, oyun yazary ve yayyn yönetmeni Filippo Tommaso Marinetti’nin 1909’de Paris’te Le Figaro gazetesinde yayynlady?y bildiri gelecekçili?in manifestosu oldu. Bildiride, "Bizler müzeleri, kütüphaneleri yerle bir edip ahlakçylyk, feminizm ve bütün yararcy korkaklyklarla sava?aca?yz" deniyordu. Bu geçmi?in bütünüyle reddi demekti. Ayny bildiride, "Biz dünyadaki gerçekten sa?lykly tek ?eyi, yani sava?a ve ölüme götüren güzel dü?ünceleri yüceltiyoruz" sözleri, siyasal alanda o dönemde geli?en fa?izmden yana bir tavryn da açyk göstergesiydi.
Gelecekçili?in kurucusu Marinetti, Avrupa’da birçok yazary etkiledi. Rusya’da Velemir Hlebinikov ve Mayakovski gelecekçili?e yöneldi. Rus gelecekçiler kendi bildirgelerini yayynlady. Pu?kin, Tolstoy, Dostoyevski reddedildi. ?iirde sokak dilinin kullanylmasy istendi. 1917 Ekim devriminden sonra da gelecekçi akym güçlendi. Mayakovski’nin ölümüne kadar etkisini sürdürdü. Ytalya’daki gelecekçiler ilk ?iir antolojisini 1912’de yayynlady. Gelecekçilik fa?izm ile özde?le?ti. Ve 1920’lerin ortalaryna do?ru etkisini yitirdi. Eserlerinde mantykly cümleler kurmayy reddeden gelecekçilerin parolasy, "sozcüklere özgürlük"tü. Ezra Pound, D. H. Lawrence ve Giovanni Papini bu akymdan etkilenen yazarlardyr.

DADAYZM
Jean Arp, Richard Hülsenbeck, Tristan Tzara, Marcel Janco ve Emmy Hennings’in aralarynda bulundu?u bir grup genç sanatçy ve sava? kar?yty 1916 yylynda Zürih’te Hugo Ball’in açty?y cafe’de toplandy. Fransyzca’da oyuncak tahta at anlamyna gelen "Dada" akymyn ismi olarak seçildi. Bildirisi de burada açyklandy. Bu akym, dünyanyn, insanlaryn yykyly?yndan umutsuzlu?a dü?mü?, hiçbir ?eyin sa?lam ve sürekli oldu?una inanmayan bir felsefi yapydan etkilenir. 1. Dünya Sava?y’nyn ardyndan gelen bo?untu ve dengesizli?in akymydyr. Dada’cy yazarlar, Kamuoyunu ?a?kynly?a dü?ürmek ve sarsmak istiyorlardy. Yapytlarynda aly?ylmy? estetikçili?e kar?y çykyyor, burjuva de?erlerinin tiksinçli?ini vurguluyorlardy.
Toplumda yerle?mi? anlam ve düzen kavramlaryna kar?y çykarak dil ve biçimde yeni deneylere giri?tiler. Çykardyklary çok sayyda derginin içinde en önemlisi 1919-1924 arasynda yayynlanan ve Andre Breton, Louis Aragon, Philippe Soupauld, Paul Eluard ile Georges Ribemont-Dessaignes’in yazylarynyn yer aldy?y Litterature'dü. Dadacylyk 1922 sonrasynda etkinli?ini yitirmeye ba?lady. Dadacylar gerçeküstücülü?e yöneldi.

GERÇEKÜSTÜCÜLÜK (Sürrealizm)
Avrupa’da bir ve 2’nci dünya sava?lary arasynda geli?ti. Bu akym temelini, akylcyly?y yadsyyan ve kar?y-sanat için çaly?an ilk dadacylaryn eserlerinden alyr. 1924’te "Manifeste du Surrealisme"i (Gerçeküstülük bildirgesi) hazyrlayan ?air Andre Breton’a göre gerçeküstücülük, bilinç ile bilinç dy?yny birle?tiren bir yoldur. Ve bu bütünle?me içinde dü?sel dünya ile gerçek ya?am "mutlak gerçek" ya da "gerçeküstü" anlamda iç içe geçiyordu. Sigmund Freud’un kuramlaryndan etkilenin Breton için, bilinçdy?y, dü? gücünün temel kayna?y, deha ise bu bilinçdy?y dünyasyna girebilme yetene?i idi.
Breton’un yanysyra Louis Aragon, Benjamen Peret, otomatik yazy yöntemleri üzerinde deneyler yaptylar. Kendi deyimleriyle, "gerçeküstü dünyanyn dü?sel imgelerini geli?tirmeye" ba?ladylar. Bu ?airlerin dizelerindeki sözcükler, mantyksal bir syra izlemek yerine bilinçdy?y psikolojik süreçlerle bir araya geldi?i için insany irkiltiyordu. Gerçeküstücülük, yöntemli bir ara?tyrma ile deneyi ön planda tutuyor, insanyn kendi kendisini irdeleyip çözümlemesinde sanatyn yol gösterici bir araç oldu?unu vurguluyordu.
1925’ten sonra gerçeküstücüler da?ylmaya, ba?ka akymlara yönelmeye ba?lady. Ama resimden, sinemaya, tiyatroya kadar bir çok sanat dalyny derinden etkiledi. Andre Breton’un yanysyra P. J. Jouve, Pierre Reverdy, Robert Desnos, Louis Aragon, Paul Eluard, Antonin Arnaud, Raymond Queneau, Philippe Soupault, Arthur Cravan, Rene Char gerçeküstücülük akymynyn önemli isimleridir.

HARFÇYLYK (Letrizm)
Öncülü?ünü Romen asylly ?air Isidore Isou'nun yapty?y, 2’nci Dünya Sava?y sonrasynda ortaya çykan bir akymdyr. ?iirde en küçük birim olarak sözcükleri de?il harfleri temel alyr. Bu yolla da yeni bir ?iir ve yeni bir müzik yazmayy amaçlayan bir kar?y-akym niteli?indedir. Isou’ya göre, "harf olmayan ya da harf olmayacak hiç bir ?ey tinsel olarak da var olamaz." Harfçilik, edebiyatyn yanysyra sinemayy, dansy, müzi?i ve resmi de etkilemi?tir. Çyky? noktalary, "sesleri, sözcükleri, imgeleri ayny anda topluca bir araya getirecek yeni anlatym yollarynyn ara?tyrylmasy"dyr. Francois Dufrene, Maurice Lemaitre gibi ?airler bu akymyn önemli isimleridir.

VAROLU?ÇULUK (Egzistansiyalizm)
Yirminci yüzyylyn ilk yarysynyn sonlaryna do?ru Fransa’da ortaya çykty. Öncelikle bir felsefi akymdyr. En önemli temsilcileri Martin Heidegger, Karl Jaspers, Jean-Paul Sartre, Gabriel Marcel ve Maurice Merleau-Ponty olmu?tur. Felsefi bakymdan temelleri ise bunlardan önce Nietzsche, Kierkegaard ve Husserl gibi dü?ünürler tarafyndan atylmy?tyr. Varolu?çuluk 4 temel fikri savunur:
1. Varolu? her zaman tek ve bireyseldir. Bu görü? bilinç, tin, us ve dü?ünceye öncelik veren idealizm biçimlerinin kar?ytydyr.
2. Varolu?, öncelikle varolu? sorununu içinde ta?yr ve dolayysyyla varlyk'yn anlamynyn ara?tyrylmasyny da içerir.
3. Varolu? insanyn içinden bir tanesini seçebilece?i bir olanaklar bütünüdür. Bu görü? her türlü gerekircili?in kar?ytydyr.
4. Ynsanyn önündeki olanaklar bütünü öteki insanlarla ve nesnelerle ili?kilerinden olu?tu?undan varolu? her zaman bir "dünyada var olma"dyr. Bir ba?ka deyi?le insan her zaman seçimini synyrlayan ve ko?ullandyran somut tarihsel bir durum içindedir.
Varolu?çulu?un etkileri ça?da? kültürün çe?itli alanlarynda görüldü. Kierkegaard’y izleyen Franz Kafka, Das Schools, ?ato, Der Prozess, Dava adly eserlerinde insanyn varolu?unu bir türlü ula?amady?y istikrarly, güvenli ve parlak bir gerçeklik arayy?y olarak betimledi. Ça?da? varolu?çulu?un özgün temalary, Sartre’yn oyunlary ve romanlarynda, Simone de Beauvoir’in yapytlarynda, Albert Camus’nün roman ve oyunlarynda, özellikle de L’Homme Revolte (Ba?kaldyran Ynsan) adly denemesinde i?lendi.

KY?YSELCYLYK
Ki?iselcilik, soyut dü?üncülükle özdekçili?in kar?ysyna tinsel gerçekli?i, sözü geçen iki baky? açysynyn da parçalara böldü?ü birli?i yeniden yaratacak sürekli çabayy koyar. Ki?iselcilik, Descartes'in "Dü?ünüyorum öyleyse varym" (Cogito ergo sum) gelene?i içinde yer alyr. Ki?iselcili?in ana yapysy ?öyle özetlenebilir: Ki?ilik, bilinç, kendi yargysyny özgürce belirleme, amaçlara yönelme, zamanyn aky?yna kar?y öz kimli?ini sürdürme ve de?erlere ba?lanma gibi temel özellikleri nedeniyle, bütün gerçekli?in dokusunu olu?turur.
Felsefi yönden Gottfried Wilhelm Leibniz bu akymyn kurucusu, George Berkeley de ba?lyca kaynaklaryndan biri olarak kabul edilir. Edebiyatta en önemli savunucusu Emmanuel Mounier’dir.


_________________
Denizi sev, ama kyyyda dur...
Kullanıcı kimliğini gösterLiLa tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Edebİyat Akimları
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2