Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
3F YAYINEVİ Yeni Kitaplar
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 09 Oca 2008
Bildiriler: 2
Alıntıyla Cevap Gönder
-Ocak 2008'de Çıkacak Yayınlarımız-

İNSAN İLETİŞİM VE DİL

Prof. Dr. MUSTAFA ÖZKAN

İnsan ilişkilerinin temeli dile dayanmaktadır. Bu sebeple bütün hayat deneyi ister istemez dile yansır. Sabahtan akşama kadar konuşan, bütün duygu, düşünce ve hareketlerini dil ile ifade eden insan, dili kendi varlığına uydurur. Biz dil sayesinde bizden çok önce yaşamış insanlarla ilişki kurabildiğimiz gibi, bizden çok uzakta yaşayan insanlarla da görüşmeden analaşabiliriz. Dil zaman ve mekân engellerini aşarak insanlar arasında duygu ve düşünce ortaklığını gerçekleştirir. Milletin bütün bireylerini ve her yeni nesli tarihin en eski kaynaklarına kadar götüren ve onlarla millî tarih arasında köprü kuran tek araç dildir.

Elinizdeki kitapta dilin kullanım alanlarıyla ilgili yazılar yer almaktadır. Bunlardan bir kısmı dilin iletişim boyutuyla ilgili genel nitelikte yazılardır. Bir kısmı ise kültür-dil münasebetiyle ilgili olup Türkçenin sorunları üzerinedir.

*****

"BİR GÜL BU KARANLIKLARDA " Tanpınar Üzerine Yazılar (Gözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş Yeni Baskı)

Prof. Dr. ABDULLAH UÇMAN/ Doç. Dr. Handan İnci

Elinizdeki kitabın ilk baskısı Ahmet Hamdi Tanpınar hakkında 1932-2001 yılları arasında yayımlanmış yazılardan oluşmaktadır. İlk baskısı 2001 yılında yayımlanan kitabın elinizdeki bu ikinci baskısında tashih hataları düzeltilmiş, ayrıca yeni yazılar da eklenmiştir.

Kasım 2007'ye kadar yayımlanmış yazılar da eklenerek, alfabetik ve kronolojik sırayla iki bibliyografya konulmuştur. Metinler gibi bibliyografya da gözden geçirilmiş, daha önce görmediğimiz bazı yazılarla 2002-2007 arasında yayımlanan kitap ve makaleler ilave edilerek bibliyografya güncelleştirilmiştir.

*****

TANPINAR: TRAJİK BİR ŞAİR VE ŞİİRİ

Doç. Dr. YUNUS BALCI

Bu çalışma Tanpınar'ın şiirinde trajik durumun boyutlarını; hangi özellikleriyle yer aldığını, onun şiirindeki trajik çatışmaların nelerden kaynaklandığını ve şairin bu trajik durumlardan kurtulmak için hangi yollara başvurduğunu göstermeye çalışmaktadır.

Giriş bölümünde trajiğin kavram olarak kökeni ve anlamı üzerinde durulmuş, Batı'da eski Yunan edebiyatında ve modern Batı edebiyatında trajiğin ne şekilde karşımıza çıktığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Bundan sonra ise Tanpınar'ın hayatındaki trajik duyuş söz konusu edilmiş; mektuplarından, hatıralarından ve çeşitli yazılarından hareketle ondaki trajik duyuş ve düşünüşün kökenleri ortaya konmak istenmiştir.

Çalışmamızın asıl hedefi olan Tanpınar'ın Şiirindeki Trajik Durum kısmı ise iki ana başlık etrafında ele alınmıştır. Birinci bölümde Tanpınar'ın şiirinde insanın kader, zaman, varlık ve hayat karşısındaki trajik durumu; ikinci bölümde ise rüya, sanat ve toplum vasıtasıyla bu trajik oluştan nasıl kurtulma gayreti içinde olduğu yer almaktadır.
Kullanıcı kimliğini göster3F YAYINEVY tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 09 Oca 2008
Bildiriler: 2
Alıntıyla Cevap Gönder




Milli Mücadelemiz ve İstiklal Marşımız

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, üç temel üzerine kurulmuş görkemli bir yapıdır. Bu temelleri şöyle sıralayabiliriz: 1) Millî Mücadele, 2) Osmanlı Mirası, 3) Atatürk Devrimleri. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni tanımak, sahiplenmek, onu daha ileri ve güzel bir duruma getirmek isteyen her genç, bu temelleri yakından tanımak durumundadır.
Bu temellerin başında Millî Mücadele gelir. Millî Mücadele, Türk milleti’nin canını dişine takarak verdiği bir var olma ve bu topraklarda özgür olarak yaşama iradesinin destansı bir mücadelesidir. Millî Mücadele zaferle sonuçlandıktan sonradır ki onu yürütenler, Türkiye’nin zengin tarihsel birikim ve deneyiminden yararlanarak yeni bir devlet kurmuş ve ona çağdaş bir görünüm kazandırmışlardır.
İstiklal Marşı’mız, Millî Mücadele devam ederken onu yürütenlerin iradesiyle ortaya konulmuş bir metindir. O metni okur, yorumlar ve çözümlerken doğduğu o tarihsel bağlamı içinde ele alıp okumak, yorumlamak ve çözümlemek en sağlıklı yöntemdir.
Biz bu çalışmamızda bu yöntemi uygulamaya çalıştık…

***



Osmanlı Türkçesi-I

Osmanlı Türkçesi, Türkiye Türkçesinin gelişme sürecinde Eski Anadolu Türkçesi diye adlandırılan ilk devresini de içine alarak, XIV. yüzyıldan başlayıp XX. yüzyılın başlarına kadar devam eden devredir. Osmanlı Türkçesini bugünkü Türkçenin dışında ve ondan ayrı düşünmek doğru değildir. Bugünkü Türkiye Türkçesi Osmanlı Türkçesinin bir devamıdır. Türkçenin böyle değişik adlarla anılması, Türk milletinin dilinin uzun bir tarih içerisinde geniş bir coğrafî alana yayılarak çeşitli lehçelere ayrılması dolayısıyladır.
Dilin bu şekilde bir gelişme göstermesini, biraz da Türkçenin, ihtiyaç duyduğu dil malzemesini kendi içinde bulamayınca, onu aynı kültür dairesi içinde bulunan öteki dillerden temin etme ve üç dilin imkânlarından yararlanma yolunun bir sonucu olarak değerlendirmek gerekir. Bu bakımdan Osmanlı Türkçesi, ortak İslam uygarlığına ait birtakım kelime ve terkipleri Türkçenin doğal kelime ve terkipleri gibi kullanmış ve bunların birçoğunu Türkçeleştirmiştir.
Kültür ve medeniyetler kısa zamanda olgun bir seviyeye ulaşmazlar. Bir millet çeşitli medeniyet safhalarını aşa aşa ilerler. İleri medeniyet safhasını aydınlatan da daha önceki safhalardır Bu bakımdan Osmanlı Türkçesinin arkasında beş yüz yıl yıl yaşamış bir medeniyet vardır. Türkçeye girmiş olan her yabancı kelime, atalarımızın kutsal bir değer verdikleri yüzlerce kitaptan aktarılmıştır. Bu bakımdan beş yüz yıllık geçmişini bilmek ve kültürümüzün derinliklerine inerek onu daha yakından tanımak isteyen herkesin Osmanlı Türkçesini bilmeye ihtiyacı vardır. Bu dili ve kültürü bilmeden ortaya konmuş eserleri okuyup anlamı imkânı yoktur.
Elinizdeki kitap, kültür değerlerimizi tanımaya giden yolda bir kılavuz olarak hazırlanmıştır.

***



Türk Edebiyat Tarihinde Milli Edebiyat Dönemi

Elinizdeki kitap, edebiyat fakülteleri, fen edebiyat fakülteleri ve eğitim fakültelerinin Türk dili ve edebiyatı programlarındaki Millî edebiyat dönemine ait konuların işlenmesine yardımcı olmak ve onları kolaylaştırmak amacıyla hazırlanmıştır.
Bunun yanında sosyal bilimcilerimizin dikkatlerini, modern bir kavram olan milliyetçilik üzerine son yıllarda artan çalışmalarında ihmal ettiklerini gördüğümüz temel metinlere dikkatlerini çekmek de amaçlarımız arasındadır.
Seçilen edebiyat metinleri ile kuramsal yazıların ilk neşir yerlerinin zamandizinsel olarak gösterilmiş olmasının, çalışmanın güvenirliliğini ve kullanılmaya elverişliliğini arttıracağını umuyoruz…
Edebiyat eserleri, vücuda geldikleri tarihsel ve toplumsal bağlamlarında çözümlenmelidir, görüşünden hareketle hazırlanan bu çalışma, edebiyatımızın gelişmesiyle ilgilenen bütün edebiyat severlere de hitap etmektedir.

Ayrıuntılı bilgi: www.3fyayinevi.com
Kullanıcı kimliğini göster3F YAYINEVY tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönderE-mek gönder
3F YAYINEVİ Yeni Kitaplar
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2