Ana Sayfa
DİLİMİZİ KORUYALIM, ONA SAHİP ÇIKALIM
TÜRK DİLİ SEVDALILARININ BULUŞMA YERİ
Cevap Gönder
KIT - KITMIK
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 08 Eyl 2005
Bildiriler: 2333
Şehir: Almanya
Alıntıyla Cevap Gönder
KIT - KITMIK (Güney Anadolu)
Kıt > çok az > GIT da denir(yöreye bağlı)
kıtmık>fevkalade az, tırnak ucu kadar > GITMIK da denir.


Bunlardan kaynaklanan diğer sözcükler:

Kırtlama - Kırtlamak (Erzurum yöresi) veya GIRTLAMA
Kırtlama (çay) > içine içmeden önce şeker konmaz
Kırtlamak (Gırtlamak) şekerin (veya benzeri bir maddenin)
ucundan ufacık dişlerle koparmak(ısırmak)

Çay içen, bir eline bardağı, diğer eline bir adet küp şeker(kesme şeker)
alır. Bir yudum çay alır ağzına, ardından şekerin ucundan öndişleriyle bir küçücük(kıtmık/gıtmık) parça koparır(kırtlar/gırtlar) ve her yudum da böylece çayını bitirir. Erzurum yöresi de çok çay içer, ama Güneye ve bilhassa Çukuova'ya oranla çayı fazla şekerli içmez. Öyle rivayetler vardır ki; Erzurumlu çayseven, bir tek kesme şekerle, tam bir koca gün yetindi derler.

Arkadaşlar ben Güneyliyim, çayım sert ve şekeri bol olmalı..
Bu nedenle kırtlamayı beceremem, ama öğrenmekte çok yarar var bugünlerde. Bu hayat pahalılığında şeker fiyatı belimizi kıracak nerdeyse...

Diliniz şekerden, hatta baldan (daha tatlı) olsun!

Selamlar


En son Kederli tarafından Cmt Ekm01, 2005 22:03 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi.

_________________
Sev ki sevilesin!
Kullanıcı kimliğini gösterKederli tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 08 Eyl 2005
Bildiriler: 79
Şehir: Samsun
Alıntıyla Cevap Gönder
"Kırtlama"yı ilk defa çok küçükken rahmetli dedemden duymuştum, Erzurumlu olmasa da bol bol kırtlama çay içerdi. İlklerde bunun "kıtlama" olduğunu düşünüyordum sonradan akıl yürütme yoluyla kırtlama olduğu kanısına vardım. Bu da şu şekilde oldu; dedem şekeri ağzında kırdığında "kırt" diye bir ses çıkıyordu. Smile

Sanırım kırtlamadan aklıma geldi, "krep" denilen yiyeceğe de yöresel olarak "cızlak" ya da "cızlama" dendiğini biliyorum.
Saygılar
Kullanıcı kimliğini gösterElif Karakoç tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 08 Eyl 2005
Bildiriler: 2333
Şehir: Almanya
Alıntıyla Cevap Gönder
Merhaba elif_ka gönül dostu.

Verdiğin yanıttan ötürü çok ve iyi yaşa.

Tam ben de konuyu, yaşam gelenekleri ve koşullarının, türetimde ne kadar önemli olduğunu ve dilin aslında bu yoldan geliştiğini nasıl apaçık geliştiğini yazmanya hazırlanıyordum. Sen benden önce davrandım, kutlarım zekanızı.

Bakın, geleneksel ve yöresel yaşam türleri insanları ne kadar bulucu olma eğilimine yönlendirip, dilin zenginleşmesini sağlamakta.

Aslında biz, dili zenginleştime çabalarını dilibilimcilerine bırakmakla çok büyük bir yanılgıya düştüğümüzün farkında değiliz.
Dili kesinlikle (uzmanlık dalları hariç) bize bilgi vermesini dilediğimiz bilimadamları yaratmaz, tam tersine, halk; yani günlük kullanıcı yaratır.

Şimdi dilbilimciler bu savımdan dolayı küplere binecektirler (binsinler, bende küpleri sürerim; gerkirse Fizana!)

Ama işin gerçeği bu, ben bunu kafadan atmıyorum, bizzat tahsilimde öğrendim ve doğruluğunu saptadım.

Bakın, burada yüzlerce insan kaç hafta kaç ay bir tek sözcük için ne kadar uğraşı vermekte. Demek ki; dili zenginleştirmek, pilav pişirmeye
benzemezmiş. Çok yoğun uğraşı, halkı ve yaşamını ve yaşam koşullarından duyulan söz türetme gereksinimini gayet sıkı takibe almak gerekir. Dili, halkın kullanımı için zenginleştirmek isteyenler, bizim gibi aylarca masa başından oturup, dirsek çürütürler. Ama şükür ki, bu güzel sitede arkadaşlarımız gerçekten övgüye layık bir çalışma gayreti içindeler.

İnsan dile çalışır, dil sevinir. Dil sevindikçe, insan hem sevinir, hem de çalışır.

Bir taşla iki kuş vurmak da işte buna denir.



Saygılar


En son Kederli tarafından Cmt Ekm01, 2005 22:49 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi.

_________________
Sev ki sevilesin!
Kullanıcı kimliğini gösterKederli tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
Türk Dili Sevdalısı

Kayıt: 08 Eyl 2005
Bildiriler: 79
Şehir: Samsun
Alıntıyla Cevap Gönder
Yorumunuz için teşekkürler Sayın Kederli. Yöresellik ve günlük kullanım gerçekten çok önemli. O benim örneğimde de, "cızlak" da muhtemelen yağlı tavaya dökülen malzemenin cızırdamasından türemiş olsa gerek. Bu ve bunun gibi birçok sözcük aslında türetme yoluyla değil de günlük dilde kullanılmasıyla ve günlük dile hitap etmesiyle dilimize yerleşmiştir.Bu açıdan ele alırsak belki de bu şekilde, yabancı kökenli sözcüklere karşılık, daha az yadırganan sözcükler türetilebilir. Çünkü gerçekten de bunlara karşılık türetilen bazı sözcükler hiçbir şekilde kabul görmüyor.
Kullanıcı kimliğini gösterElif Karakoç tarafından gönderilen tüm bildirileri bulÖzel bildiri gönder
KIT - KITMIK
Bu yazışma ortamında yeni konular açamazsınız
Bu yazışma ortamında bildirilere cevap veremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri değiştiremezsiniz
Bu yazışma ortamında bildirileri silemezsiniz
Bu yazışma ortamında anketlerde oy kullanamazsınız
Tüm saatler GMT +2 Saat  
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)  

  
  
 Cevap Gönder  
Yeni Sayfa 2